Forumda Yöre Halkı ve Uzmanlar Neler Dedi?

13

Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilen “Kamu Yararı mı, Acele Karar mı?” başlığıyla düzenlenen halk forumunda söz alan muhtarlar ve köylüler, özellikle Milas ve çevresinde uygulanan acele kamulaştırma kararlarının gündelik yaşamlarını nasıl altüst ettiğini anlattı. Tarım alanlarının kaybı, suya erişim sorunu ve yerinden edilme korkusu öne çıkan başlıklar oldu. Muğla Tabip Odası’ndan Dr. Naki Bulut’un moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda konuşan İkizköy Muhtarı Nejla Işık, yaşadıkları süreci şu sözlerle özetledi: “Çok ağır bir yük altındayız. Sesimizi duyurmaya çalıştık ama görmezden gelindik. Şimdi bize şu soruyu soruyorlar: Susuzluğu mu, gıdasızlığı mı, yoksa evsizliği mi seçeceğiz?”  Balcılar Mahalle Muhtarı Mesut Esmer, mücadelenin yalnızca İkizköy’le sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Bugün İkizköy, yarın Balcılar, ardından onlarca köy… Bu yüzden birlikteyiz,” dedi. Gümüşlük Mahalle Muhtarı Ahmet Ilbıra ise kendi bölgeleri doğrudan etkilenmese bile sessiz kalmayacaklarını belirterek, “Toprağımız şimdilik tehlikede değil diye susmayacağız. İkizköy yalnız değil,” ifadelerini kullandı.
“Bir Gecede Hayatımız Alındı”
Yurttaşların tanıklıkları forumun en çarpıcı anlarını oluşturdu. Çamköy’den gelen Zehra Teyze, 80 yaşında olduğunu, eşinin ise 86 yaşında bulunduğunu belirterek, bir gecede 50 dönüm arazisinin, zeytinliklerinin ve yarım asırlık ceviz ağaçlarının elinden alındığını anlattı. Salonda uzun süre sessizlik hâkim oldu.
Uzmanlar Uyardı: “Acelecilik Geri Dönüşsüz Yıkım Yaratıyor”
Uzmanlar bölümünde Milas’ın ekolojik, tarımsal ve ekonomik açıdan stratejik bir bölge olduğu vurgulandı. Acele kamulaştırmanın hukuki boyutları, su kaynakları üzerindeki etkileri ve mevcut enerji politikaları ele alındı. Konuşmacılar, bu tür yatırımların sürdürülebilir olmadığını, düşük katma değer yarattığını ve çevre tahribatını kalıcı hale getirdiğini ifade etti. Yenilenebilir enerjiye yönelmenin zorunluluğuna dikkat çekilirken, Muğla’nın doğa dostu enerji politikalarıyla örnek bir model oluşturabileceği belirtildi.
Ortak Bildirge: “Maden Geçici, Yıkımı Kalıcıdır”
Etkinliğin sonunda açıklanan ortak bildirgede, acele kamulaştırma kararlarının kamu yararı değil, açık biçimde kamu zararı doğurduğu vurgulandı. Bildirgede, bu kararların yalnızca tapuların el değiştirmesi anlamına gelmediği; su varlıklarını, üretimi, yerel istihdamı ve gelecek kuşakların yaşam hakkını geri dönülmez biçimde etkilediği ifade edildi. Kuraklık riskinin arttığı bir dönemde bilimsel ve planlı yaklaşımdan uzak bu acelecilik eleştirilirken, yöre halkının sözleri bildirgede şu ifadeyle yer aldı: “Tapu sadece bir kâğıt parçası değil; yaşam güvencesidir. Maden geçici, yıkımı kalıcıdır.”

Haberi Paylaş