Muğla Belediyesi’nin yüz yılı aşkın süredir, Menteşe Belediyesi’nin ise üç dönemdir belediye hizmet binası olarak kullandığı tarihi yapı artık yalnızca bir belediye binası değil. Aynı zamanda Muğla’da başlayan daha büyük bir tartışmanın sembolü. Geçmiş tapu kayıtlarının incelenmesi sonucunda Mihrişah Valide Sultan Vakfı ile ilişkilendirilen bina, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından vakıf adına tescil sürecine alındı. Menteşe Belediyesi ise bu işlemin ardından hukuki ve idari girişimlerde bulunacağını açıkladı. Şimdi asıl soru şu: Menteşe Belediyesi bu binayı kaybederse ne olacak? Çünkü mesele yalnızca tapu sicilinde bir ismin değişmesi değil. Burada yüz yılı aşkın süredir kamu hizmeti veriliyor. Kurulduğu dönemde şehri eminleri, Cumhuriyet döneminde CHP, Demokrat Parti, bağımsız, Adalet Partisi, Sosyal Demokrasi Halkçı Parti, Doğru Yol Partisi ve son dönemde yeniden CHP’li belediye başkanları görev yaptı. Meclisler toplandı, kent kararları alındı, Muğla’nın yakın tarihine ilişkin sayısız olay bu binanın duvarları arasında yaşandı. Dolayısıyla bir taşınmazın mülkiyetinden söz ederken aslında bir kentin hafızasından söz ediyoruz. Bugün ortaya çıkan tablo ise şu: Menteşe Belediyesi, yıllardır kullandığı tarihi hizmet binasının mülkiyetini kaybetme riskiyle karşı karşıya. İşte asıl zor durum burada başlıyor. Belediye binasını kullanabilecek mi? Mülkiyetin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmesi halinde belediyenin binayı hangi hukuki statüyle kullanacağı önemli. Kira mı ödenecek?, Bir kullanım protokolü mü yapılacak?, Tahsis benzeri bir yöntem mi uygulanacak?, Vakıf taşınmazlarına ilişkin mevzuat çerçevesinde bir bedel mi söz konusu olacak? Yoksa Menteşe Belediyesi yeni bir hizmet binası mı arayacak? Bunların hiçbirinin yanıtı bugün net değil. Ancak bunun belediye açısından yalnızca hukuki değil, ekonomik sonuçları da olacağı açık. Çünkü bir belediyenin yıllardır kullandığı hizmet binasının mülkiyetini kaybetmesi, beraberinde yeni bir bina ihtiyacını, yeni bir yatırım maliyetini ve kamu hizmetinin geleceğine ilişkin başka sorunları da gündeme getirebilir.
Asıl mesele bundan sonra başlıyor. Menteşe Belediyesi binasını tek başına değerlendirmek, ortaya çıkan tablonun tamamını görmemek olur. Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü açıklamalarında Menteşe’deki ilk tespitlere göre yaklaşık 10 taşınmazın daha vakıflar adına tescil edilebileceği ifade edildi. İşte bu bilgi, tartışmanın boyutunu değiştiriyor. Çünkü şimdi cevap bekleyen sorular var: Bu taşınmazlar hangileri?, Kimin mülkiyetinde?, Menteşe Belediyesi’nin mi?, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin mi?, Hazine’nin mi?, Başka kamu kurumlarının mı? Ve bu taşınmazların vakıf bağlantısı hangi tarihi kayıt ve belgelere dayanıyor? Kamuoyunun bunları bilmeye hakkı var. Üstelik konu yalnızca Menteşe Belediyesi ile sınırlı değil. Muğla Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki bir taşınmazın da Mihrişah Valide Sultan Vakfı adına tescil edildiği ve Yağ Hali olarak bilinen taşınmazın bu süreçte gündeme geldiği bildirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, belediyeye bilgi verilmeden yapılan tescil işlemine tepki göstererek hukuki süreç başlatacaklarını açıkladı. Dolayısıyla tartışma artık bir belediye binasının mülkiyetinden ibaret değil.
Bugün belediye hizmet binasıdır, yarın bir kültür merkezi olabilir. Bir pazar yeri olabilir, bir sosyal tesis olabilir. Başka bir kamu hizmet binası ya da farklı bir belediye taşınmazı olabilir. Hangilerinin bu kapsamda değerlendirildiğini bugün bilmiyoruz. Ama artık böyle bir ihtimali görmezden gelmek de mümkün değil. Tam da bu nedenle gözler şimdi Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne çevrilmiş durumda. Çünkü Menteşe Belediyesi binasında uygulanan yöntem, Muğla’daki diğer kamu taşınmazları açısından da önemli bir gösterge olacak. Eğer geçmiş tapu kayıtlarında vakıf bağlantısı bulunan kamu taşınmazları için aynı yöntem uygulanacaksa, önümüzdeki dönemde Muğla’da çok daha geniş bir mülkiyet tartışması yaşanabilir. Burada Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün tavrı belirleyici. Hangi taşınmazlar inceleniyor?, Kaç taşınmaz için tespit yapıldı?, Hangi tarihi belgeler esas alınıyor?, Belediyelere bilgi veriliyor mu? ve süreç nasıl ilerleyecek? Bu soruların cevabı yalnızca belediyeleri değil, bütün Muğla’yı ilgilendiriyor. Çünkü kamuya ait taşınmazlar, sonuçta kamu adına kullanılan ve kent yaşamının bir parçası olan alanlar. Bu nedenle şeffaflık artık bir tercih değil, zorunluluk. Bir tespitle bitirelim Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’a sosyal medyada destek mesajları yağıyor. Dikkat çekici olan ise desteğin yalnızca kendi siyasi çevresiyle sınırlı kalmaması. Farklı siyasi görüşlerden yurttaşlar, hatta muhafazakar demokratlar da Başkan Köksal Aras’ın paylaşımlarına destek veriyor. Aslında bu hiç şaşırtıcı değil. Çünkü mesele artık bir parti meselesi olmaktan çıkmış durumda. Bu, Muğla’nın, Menteşe’nin ortak değerleri ve kent hakkı meselesi. Önce “Muğlalıyım” diyen, sonra siyasi kimliğini hatırlayan herkesin bu meseleye aynı pencereden bakması da bunun göstergesi. Ve galiba bugün herkesin sorması gereken soru da aynı: Menteşe Belediyesi’nin tarihi binası gitti, sırada hangisi var?




