Yeni Parti’de sandık konuştu, şimdi sıra listelerde

19

YENİ Parti üyeleri, 26-27 Eylül hafta sonunda ilçe başkanlarını belirlemek üzere sandık başına gitti. Parti kaynaklarının aktardığı sonuçlara göre ön seçim, 305 ilçede sandık kurularak gerçekleştirildi. Bu ilçelerin 160’ında tek aday yarışırken, 145 ilçede birden fazla aday üyelerin karşısına çıktı. Asıl dikkat çekici sonuç ise yarışın yaşandığı 145 ilçede ortaya çıktı. Bu ilçelerin 68’inde, yani yaklaşık yüzde 47’sinde, kuruluş döneminde atanan kurucu ilçe başkanları yerlerini yeni isimlere bıraktı. Muğla’da ise tablo biraz daha farklı. Birçok ilçede kurucu ilçe başkanları yeniden seçilerek görevlerine devam ederken Marmaris, Milas, Ortaca ve Menteşe’de ilçe başkanlıkları el değiştirdi. Şimdi önümüzde yeni bir aşama var.
Sandığın ardından kongre
YENİ Parti yönetimi, kurultay takvimi kapsamında ilçe kongrelerine ilişkin farklı bir yöntem belirledi. Üyeler, ilçe başkanını doğrudan oy kullanarak seçti. Şimdi ise Siyasi Partiler Kanunu’nun öngördüğü biçimde delegelerin katılımıyla gerçekleştirilecek resmi ilçe kongreleri yapılacak. 3-6 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek kongrelerde yalnızca ilçe başkanı değil, ilçe yönetimleri de belirlenecek. Başka bir ifadeyle, ön seçimde üyelerin verdiği kararın ardından şimdi sıra örgütün yönetim kadrolarının oluşmasına geldi. Muğla genelinde yaklaşık 4 bin 800 delegenin katılacağı kongrelerde, seçilmiş ilçe başkanlarının kendi yönetim listelerini oluşturması bekleniyor. İşte tam da burada, seçim öncesinde imzalanan taahhütname yeniden önem kazanıyor.
Taahhütname ne diyordu?
Bir önceki yazımızda, YENİ Parti’nin ilçe başkan adaylarına imzalattığı 19 maddelik “Parti İçi Seçimler Aday Taahhütnamesi”nden söz etmiştik. Genel Sekreterlik tarafından hazırlanan taahhütnamede; kamu ve belediye imkânlarının adaylık lehine kullanılmaması, akraba ve yakınların kayırılmaması, mal varlığı ve ekonomik ilişkilerin bildirilmesi, mali şeffaflık ve liyakat ilkelerine uyulması gibi başlıklar bulunuyordu. Kadınların ve gençlerin karar süreçlerinde etkin biçimde yer alması da taahhütnamenin önemli maddeleri arasındaydı. Ancak seçim sürecinde sahada gördüğümüz başka bir gerçek vardı: Sandığa giden üyelerin büyük bölümünün bu taahhütnameden haberi yoktu. Oysa şimdi, seçim sonrasında bu belgenin ne söylediğini hatırlamanın tam zamanı. Çünkü taahhütnamede yalnızca seçim sürecine ilişkin kurallar bulunmuyor. Seçim sonrasında örgütün nasıl yönetileceğine ilişkin açık hükümler de yer alıyor. Örneğin seçilen başkanların yalnızca kendilerini destekleyenlerle değil, örgütün tamamıyla çalışması; başka adayları destekleyen üyelerin dışlanmaması; seçim sonuçlarının parti içinde herhangi bir kesimi tasfiye etmek ya da uzaklaştırmak amacıyla kullanılmaması isteniyor. Bu maddeler, ön seçimden sonra ortaya çıkabilecek en önemli sınava işaret ediyor. Zira yarış sandıkta biter, örgüt siyaseti tam da bu noktada başlar…
Taahhütnamenin ölçütleri neler?
İlçe başkanları artık yalnızca kendilerine oy verenlerin değil, bütün üyelerin başkanı olacak. Dolayısıyla seçim sonuçlarını bir zafer ve yenilgi hesabına dönüştürmek yerine, örgütün tamamını kucaklayan bir yönetim anlayışının ortaya konulması gerekiyor. Yönetim listeleri hazırlanırken de taahhütnamenin ortaya koyduğu ölçütler oldukça açık: Liyakat, cinsiyet ve kuşak dengesi, mesleki ve toplumsal çeşitlilik, coğrafi denge, kadınların ve gençlerin karar mekanizmalarında etkin biçimde yer alması… Bunlar yalnızca iyi niyet cümleleri olarak kalırsa, imzalanan taahhütnamenin anlamı da sınırlı kalır. Şimdi bu maddelerin kâğıt üzerinde mi kalacağı, yoksa örgüt yönetimlerine gerçekten yansıyıp yansımayacağı görülecek.
İl kongresinde de aynı model
YENİ Parti’nin uyguladığı model yalnızca ilçe başkanlıklarıyla sınırlı değil. Önümüzdeki ay yapılacak il başkanlığı seçiminde de üyelerin doğrudan oy kullanacağı bir yöntem uygulanacak. Üyeler il merkezine gitmek zorunda kalmadan kendi ilçelerinde oy kullanabilecek. İl başkanlığı seçiminin 17-18 Ekim tarihlerinde yapılması planlanıyor. Ardından 14-15 Kasım’da 1. Olağan Kurultay gerçekleştirilecek. Genel merkezin, genel başkanlık seçimi için de üyelerin oy kullanacağı bir ön seçim modeli üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Dolayısıyla Yeni Parti açısından birkaç haftalık değil, partinin örgütsel yapısını doğrudan şekillendirecek uzun bir seçim sürecinden söz ediliyor.
Ve kulisler…
Şimdi gelelim işin kulis tarafına. Parti kulislerinde dile getirilen iddialara göre, ön seçim adaylık sürecinde örgüt dışında kariyer planları yapan bazı aktörlerin ilçe başkanı belirleme ve örgüt iradesini yönlendirme yönündeki girişimleri genel merkeze, hatta Genel Başkan katına kadar taşındı. Bu iddiaların ardından genel merkezde, ilçe kongreleri sürecinde benzer girişimlere karşı daha erken ve daha net bir tutum alınması gerektiği değerlendirmesinin yapıldığı konuşuluyor. Kulağı çekilen var mı? Bilmiyoruz. Bilinen ilçe kongreleriyle birlikte yalnızca yönetim listeleri şekillenmeyecek, il kongresinin de yolu açılacak. Dolayısıyla bugün ilçe yönetimlerinin oluşturulması sırasında yaşanacak her gelişme, birkaç hafta sonra yapılacak il başkanlığı seçiminin örgütsel zeminini de etkileyecek. Tam da bu nedenle, ön seçimde ortaya çıkan iradenin bundan sonraki süreçte korunup korunmayacağı önemli. Üyeler sandıkta konuştu. Şimdi sıra, o sandığın ortaya koyduğu iradeye saygı gösterip göstermemekte…

Haberi Paylaş