“Çökertmeden Çıktın da Halilim” | Türkülerle Anlatılan Siyaset

4

Muğla siyasetinde öyle günler yaşanıyor ki, birçok insan kaygılı gözlerle olanı biteni takip etmeye çalışıyor. Genel Merkez, “Halil Karahan il başkanıdır” diyor. Eski yönetim ise sosyal medyadan, “Biz hâlâ görevdeyiz” diye paylaşım yapıyor. Vatandaş da doğal olarak soruyor: “Peki faturaları kim ödüyor?”
Bir ilde aynı anda iki il başkanı olur mu? Olur…
CHP MYK’sı “Atadık” diyor. İl yönetimi “Tanımıyoruz” diyor. Disiplin süreci “Bekleyin” diyor. Mahkemeler “Sıradaki dosya” diyor. CHP seçmeni ise gelişmeleri takip ederken adeta sezon finali bekleyen dizi takipçisine dönüşüyor. Bunlar fragman (!) asıl film şimdi başlıyor.
Halil Karahan il başkanlığına atanır atanmaz oldukça birleştirici bir açıklama yaptı. “Birlik olacağız, dayanışmayı büyüteceğiz, kimseyi ötekileştirmeyeceğiz” dedi. Görevden alınan yönetim “Görevimizin başındayız” diye karşılık verdi. Geçtiğimiz gün ilçe başkanları ve milletvekilleriyle birlikte aile fotoğrafı verildi.
Bilindiği gibi CHP il Binası an itibariyle görevden alınan yönetimin kontrolünde. Şimdilik Bodrum’dan gelen giden yok (!) ama eli kulağında birkaç gün içinde il başkanlığına atanan Halil Karahan, kapıyı çalacaktır. Her ne kadar il binasına içeriden ve dışarıdan açılmasını güçleştirecek demir aparatlar monte edilmiş de olsa, o kapı bir şekilde açılacaktır.
CHP’li deneyimli siyasetçilerden bu aralar peş peşe mesajlar geliyor. Bunlardan biri de Halil Karahan’ın Muğla İl Başkanlığı’na atanmasıyla ilgiliydi. Bodrum’la özdeşleşen Çökertme Türküsü’nden esinlenen mesaj, “Çökertmeden çıktın da Halilim, aman başım selamet. İl binasına vardın da Halilim, kime niyet, kime kısmet” dizeleriyle devam ediyordu.
Muğla insanının olaylara ve insanlara hicivli bakışı, çoğu zaman en sert eleştiriyi bile gülümseterek yapar. Mesajı okuyunca, siyasetçi dostumuz övüyor mu, yeriyor mu, ilk anda kestiremedim, ama Özcan Özgür ağabeyim gibi bende gülmekten kendimi alamadım. Burası Muğla, bu memlekette siyaset bazen basın açıklamalarıyla değil, manilerle, halk deyişleriyle ve türkülerle de anlatılır. Bu süreçte birileri de çıkar, tezin anti tezi kafasıyla Çökertme türküsünün yerine Bodrum Hakimi türküsünden esinlenip, “Bodrumlular erken biçer ekini” der mi? der. Bir diğeri de Sepetçioğlu’nu siyasete uydurup, “Sepetçioğlu bir ananın kuzusu, hiç gitmiyor efem atamanın sızısı” der mi. Neden olmasın.
Bilinen bilir, bilmeyen de öğrenir; Bodrum siyasetinin de Bodrumlu siyasetçinin de kendine has bir karakteri vardır. Bodrum’da siyasetçi, yalnızca genel merkezin kararlarını uygulayan değil, gerektiğinde yerel örgütün iradesini savunan, itirazını açıkça dile getiren bir duruş sergiler. Biz bu kültürü Musa Gökbel ve Sezai Avşar büyüklerimizle yaşadık, gördük. Bodrumlu Destici grubunun, genel merkez politikalarına rağmen yerel örgütün iradesini nasıl kararlılıkla savunduğuna yakından tanıklık ettik. Elbette Ege’nin yıldızlara yakın dağlarında ve bereketli ovalarında yakılan çoban ateşlerinin üzerinden çok zaman geçti. İçimize sinse de sinmese de geçen zamanda yeni nesil siyasetçiler, yeni nesil politikalar üretildi. Eee artık bize de şimdi, dünün siyaset anlayışıyla bugünün siyaset pratiği arasındaki farkı anlatma zamanı geldi…
Toparlayalım.
Siyasetçi dostumuzdan gelen türkülü siyaset iletisi bu kadar değildi. İletide bendenize de bir gönderme vardı. Paylaşmasam olmayacaktı. İleti şöyle devam ediyordu:Nejat Bey; önce büyükşehir belediye başkanlığı, sonra büyükşehir idari yönetimi, şimdi de il başkanlığı Bodrum’a teslim ediliyor. Muğla’nın siyasi merkezi yavaş yavaş merkezden Bodrum’a taşınıyor. Senin ‘Orta Muğla Merkez Siyaseti’ savın galiba çöküyor”…
***
Meraklısına Not: Çökertme Türküsü’nün orijinal sözleri “Çökertmeden Çıktım da Halilim” şeklindedir. Köşe yazısında yer verilen iletide ise bu ifade bilinçli olarak “Çökertmeden Çıktın da Halilim” biçiminde kullanılmıştır. Bu bir yazım hatası değildir.

Haberi Paylaş