“Bu Fırsat Kaçmaz”

23

Bir önceki “Aynı Seçmen, İki Parti” başlıklı yazımızda iki tespitin altını çizmiştik. İlki şuydu: “Tribün tadındaki slogan ve söylemler bir kenarda dursun, seçmenin bir bölümünde siyasi aidiyetini ve temsil duygusunu yeniden sorgulamasına neden oluyor. Siyasi parti yöneticileri, yapılan her hamlenin toplumun tüm kesimleri tarafından kabul gördüğünü düşünmesin.” İkinci tespit ise kongreler sürecine ilişkindi: “Özellikle ilçe ve il kongrelerini şimdiden kestirmek mümkün değil. YENİ Parti’de yaşanan değişim, kongreler sürecinde yeni değişimler getirebilir.”
Yazının mürekkebi kurumadan ilçelerden de bu yönde haberler gelmeye başladı. Belediye başkanı ve belediye meclisinin CHP’de, ilçe başkanı ve yönetiminin ise YENİ Parti’de olduğu birçok ilçede yeni siyasi dengeler oluşurken; belediye başkanı ve meclisinin YENİ Parti’de olduğu ilçelerde de mevcut ilçe başkanlarının karşısına yeni adaylar çıkacağı bilgileri orta Muğla’ya kadar ulaştı. Bu gelişme önceki yazımızdaki “Kongreler sürecinde yeni değişimler gelebilir” tespitini bir kez daha gündeme getirdi. Nitekim bu başlıkta bize de çok sayıda mesaj geldi:
“Abi, bir bildiğin mi var?”, “Hangi ilçelerde ikinci, üçüncü aday var?…
Birader (!) Sen yıllar sonra “İlçe başkanlarını ve il başkanını üyeler belirleyecek” diyerek örgütün önüne sandığı koyarsan, yalnızca üyenin seçme hakkına duyduğu özlemi gidermiş olmazsın. Aday olmayı düşünenlerin de ayranını kabartırsın.
YENİ Parti’nin ilçe örgütlerinde 26 Ağustos öncesinde yaşanan üye kayıtlarındaki artışı yalnızca seçmen tercihiyle açıklamak eksik kalır. Ortada yıllara yayılan bir başka gerçek daha var: o da sandık özlemi. Bu durumu inkâr edenler olabilir. Ancak eski CHP’li YENİ Partililer açısından tablo ortada. CHP’de üyelerin doğrudan katıldığı, üye bazında ve sandıkta yapılan son ön seçim 29 Mart 2015’te milletvekilliği genel seçiminde gerçekleştirildi. CHP üyeleri 45 seçim bölgesinde hâkim gözetiminde ön seçim yaptı. Muğla da ön seçim yapılan iller arasındaydı.
Bugün 28 Ağustos 2026. Aradan tam 11 yıl 5 ay geçti. Başka bir ifadeyle CHP’de üyelerin doğrudan aday belirlediği son kapsamlı ön seçimden bu yana 11 yılı aşkın süre geçti. Elbette CHP’nin mevcut tüzüğünde ön seçim hâlâ bir yöntem olarak bulunuyor. Tüzükte ön seçim, üye kütüğüne kayıtlı üyelerin sandıkta adayları belirlemesi olarak tanımlanıyor. Ancak siyaset yalnızca tüzükte yazılanlardan ibaret değil. Pratikte adayların ve parti yönetimlerinin belirlenmesinde delegeler uzun süredir belirleyici durumda. İşte YENİ Parti’nin “Adayı üye seçer, söz de karar da üyenin” yaklaşımının yarattığı karşılığın önemli bir bölümü burada aranmalı. Çünkü yıllardır sandığa gitmeyen üyelerin önüne yeniden sandık konuluyor.
YENİ Parti’yi birçok konuda yıllardır susuzluk çeken ve mutlak butlan kararıyla CHP’den ayrılan isimler kurdu. Kurucu Genel Başkan Özgür Özel’in “Adayı üye seçer, söz de karar da üyenin” çizgisindeki açıklamaları ve bu anlayış üzerinden yürütülen siyaset, ilçe kongrelerini de doğrudan etkileyebilir. (Tabi aralarında ikbal ve istikbal hedefleyenleri de vardır) Dolayısıyla kongre takvimi ilerledikçe bugün “tek aday” görünen bazı ilçelerde ikinci, hatta daha fazla adayın ortaya çıkması şaşırtıcı olmayacaktır. Bir başka ifadeyle; “Sandık konulduysa, aday da çıkar”. Üstelik yıllardır sandık görmeyen bir örgütün önüne sandık konuluyorsa, yarışın beklenenden daha hareketli geçmesi de kaçınılmazdır.
YENİ Parti’nin ilçe kongreleri 12 Eylül 2026’da başlayacak. Tüzük gereği oy kullanma hakkına sahip kayıtlı her üye doğrudan sandığa giderek oy kullanacak. Hani bazı reklamlarda söylenir ya: “Bu fırsat kaçmaz”… Siyasette de sandık, hele ki yıllardır sandık bekleyen üyeler için, gerçekten kaçırılmayacak bir fırsat olabilir. Ve görünen o ki bu süreçte üyelerin de adayların da ayranı kabaracak ve sandık ısınacak…

Haberi Paylaş