Muğla CHP’de Asıl Sınav Şimdi Başlıyor

4

Cumhuriyet Halk Partisi’nde Muğla İl Başkanlığı görevine Halil Karahan’ın atanmasıyla birlikte gözler artık yalnızca bir isim değişikliğine değil, bu değişimin örgütte nasıl karşılık bulacağına çevrilmiş durumda. Görevlendirme sonrasında yaptığı ilk açıklamada Karahan, il başkanlığını bir makam değil, ortak bir sorumluluk olarak gördüğünü söyledi. CHP’nin kurucu değerlerine vurgu yaptı; birlikten, dayanışmadan, ortak akıldan söz etti. “Bugün ayrışma değil, dayanışma zamanıdır” diyerek yeni dönemin mesajını verdi.
Siyasette bu tür açıklamalar önemlidir. Ancak açıklamaların gerçek karşılığı, örgüt içinde nasıl karşılık bulduğu ölçüsünde anlam kazanır. Muğla CHP, yalnızca yeni bir il başkanıyla değil, aynı zamanda “mutlak butlan” kararının yarattığı siyasi fay hattının tam üstünde bulunuyor. Bu nedenle Karahan’ın atamasına örgütlerden büyük tepkiler geldi. Tepkilere rağmen Halil Karahan genel merkezin görevlendirdiği il başkanı olarak Muğla merkeze gelecek, il başkanlığı binasını teslim alacak. Ancak önce aşması gereken bir engel var. CHP Muğla İl Başkanlığı binasının kapısına içeriden ve dışarıdan açılmasını güçleştiren demir aparatlar monte edilmiş. Büyük olasılıkla önce uzlaşma yolları denenecek, sonuç alınamazsa hukuki ve idari süreçler işletilecek. Bütün bunlar çözüldüğünde ise asıl sınav başlayacak.
İl başkanı Karahan, ilçe başkanlarını ve ilçe yönetimlerini toplantıya çağırdığında kaç ilçe başkanı bu çağrıya uyacak? Bugüne kadar farklı platformlarda “Genel Başkanımız Özgür Özel, İl Başkanımız Nail Kızıl’dır” diyerek mevcut yönetime destek veren ilçe örgütleri, yeni il başkanının davetine nasıl yaklaşacak? Daha da önemlisi, “Mutlak butlan kararını tanımıyoruz” diyen ilçe yönetimleri bu çağrıyı reddederse ne yaşanacak?
İşte bu noktada siyasetin yerini parti hukuku alıyor. CHP tüzüğü, il başkanına tek başına bir ilçe başkanını ya da ilçe yönetimini görevden alma yetkisi vermiyor. İl başkanı doğrudan imza atarak görevden alma işlemi gerçekleştiremiyor. İl yönetimi, ilçe örgütlerinden savunma isteyebilir. Gerekli görürse görevden alma ya da görevden uzaklaştırma yönündeki talebini genel merkeze iletebilir. CHP’de nihai karar Merkez Yönetim Kurulu’na aittir. MYK, ilçe yönetimini görevden alabilir, geçici yönetim atayabilir ve yeni ilçe kongresi sürecini başlatabilir. Dolayısıyla mesele yalnızca “katılır mı, katılmaz mı?” sorusunun ötesindedir.
İl Başkanı Karahan, aynı şekilde CHP’li belediye başkanlarına yönelik toplantı çağrısı yaparsa, bu çağrıya kimler kulak verir? Elbette bu süreçteki en kritik başlıklardan birisi de Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yaşanabilecek gelişmeler olacaktır. Halil Karahan, CHP İl Başkanı sıfatıyla Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ağustos ayı grup toplantısına katılmak isterse ne olacak?
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, daha önce yaptığı açıklamalarda siyasi tercihinin açık olduğunu ortaya koymuş, “Genel Başkanım Özgür Özel, İl Başkanım Nail Kızıl’dır” sözleriyle mevcut tutumunu ilan etmişti. Bu durumda CHP grup toplantısının kapıları yeni il başkanına açılacak mı? Eğer il başkanının grup toplantısına katılması engellenirse, bunun yalnızca siyasi değil, parti hukuku açısından da sonuçları olacaktır. İl başkanı böyle bir durumu parti tüzüğüne aykırı bir uygulama olarak değerlendirebilir. Belediye başkanı ve ilgili meclis üyeleri hakkında disiplin sürecinin başlatılması talebiyle dosyayı il disiplin kuruluna ve genel merkeze iletebilir. Hazırlanacak rapor Genel Sekreterlik ve MYK tarafından değerlendirilir; gerekli görülmesi hâlinde disiplin mekanizmaları devreye girebilir. Görülüyor ki, Muğla CHP’nin önündeki süreç artık açıklamaların değil, tavırların ve uygulamaların belirleyici olacağı bir döneme geldi dayandı.

Haberi Paylaş