Gazeteci-yazar Hıfzı Topuz hocamızın ‘Siyasal Reklamcılık’ kitabında aktardığı, reklamcılık dünyasının eski bir deyişi vardır: “İyi afiş duvarı deler.” Bu söz, siyasal iletişimin en güçlü meslek özdeyişlerinden biri olarak kabul edilir. Çünkü iyi tasarlanmış bir afiş yalnızca bir duvarı süslemez; dikkat çeker, hafızada yer eder, mesajını hedefe ulaştırır.
Çok sayıda siyasi kampanyada görev almış, yüzlerce afiş tasarlamış biri olarak biz de çalışmalarımızı bu anlayışla yürüttük. Zaman içinde ise bu özdeyişe kendi tecrübemizden süzülen bir cümle daha ekledik: “İyi afiş sahibini arar bulur.” Çünkü iyi afiş nasıl tasarlayanına değer katıyorsa, kötü afiş de dönüp dolaşıp sahibini bulur. Yanlış bir tercih, özensiz bir tasarım ya da hatalı bir mesaj, eninde sonunda onu hazırlayanın hanesine yazılır. İşte bu yüzden siyasette bazen tek bir afiş, saatler süren konuşmalardan çok daha fazla şey anlatır.
CHP Muğla İl Başkanlığı binasına Özgür Özel’e destek afişinin hemen yanına asılan, mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun posterinin üzerinin çarpı işaretiyle kapatılması da böyle bir olay oldu. Kısa bir süre sonra gelen tepkiler nedeniyle kaldırılan ancak birkaç saat içinde sosyal medyanın gündemine oturan görüntü, yalnızca bir afiş tartışması olmaktan çıktı; parti içi dengeleri yeniden tartışmaya açan sembolik bir kırılmaya dönüştü.
Bir önceki yazıda kaleme aldığımız yazının sonunda şu soruyu yöneltmiştik: “Poster krizi sonrasında Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal ile Ege Bölgesi Koordinatörü Mürsel Alban, Muğla İl Başkanı ve il yönetimi hakkında bir tasarrufta bulunacak mı?”
Bugün gelinen noktada parti kulislerinde konuşulanlar, o sorunun cevabının “evet” olabileceğine işaret ediyor. Ankara kulislerinden yansıyan iddialara göre CHP Genel Merkezi, yaşanan poster krizini sıradan bir il örgütü tartışması olarak görmüyor. Parti disiplinin yanında içerdiği anlamı farklı açılardan değerlendiriyor.
Henüz resmi bir açıklama yapılmış değil. Ancak kulislerde en güçlü senaryo olarak, CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl’ın tedbirli olarak disipline sevk edilmesi ve sürecin kesin ihraç istemiyle yürütülmesi konuşuluyor. Aynı çerçevede il yönetiminin de görevden alınabileceği iddiaları dillendiriliyor. Nitekim farklı illerde yaşanan benzer krizlerde genel merkezin benzer yöntemler izlediği biliniyor. Bu nedenle Muğla için de aynı yol haritasının uygulanacağı yönündeki beklenti giderek güçleniyor.
Kulislere yansıyan bir başka iddia ise Nail Kızıl’ın yakın çevresine, “Beni görevden alırlar” değerlendirmesinde bulunduğu yönünde. Bütün bu gelişmeler yaşanırken gözler yalnızca disiplin sürecine değil, il başkanı olarak kimin atanacağına çevrilmiş durumda. Parti kulislerinde en çok konuşulan isim, önceki dönem CHP Bodrum İlçe Başkanı Halil Karahan. Dün kendisine ulaşıldı, Karahan temkinli bir açıklama yapmayı tercih etti: Karahan; “Biz baba ocağındayız. İl başkanlığı konusunda henüz bana resmi bir tebligat yapılmadı. Yarını bekliyoruz” dedi.
Yarın artık bugündür ve biz bugün sürecin netleşmesini bekliyoruz.




