Atanmış İrade, Seçilmiş Örgüt: Muğla’da CHP’nin Yeni Sınavı

9

Siyasette bazı kararlar yalnızca idari değildir; aynı zamanda semboliktir. CHP Merkez Yönetim Kurulu’nun Muğla İl Başkanı Nail Kızıl ve yönetimini görevden alması da bunlardan biri oldu. Üstelik bu karar, birkaç gün önce Muğla İl Başkanlığı binasına asılan ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun üzeri çarpı işaretiyle kapatılan poster nedeniyle başlayan tartışmaların hemen ardından geldi. O gün yaşananlar, parti içindeki gerilimin artık örgüt binalarının duvarlarına yansıdığını gösteriyordu. Bugün ise o gerilim, Genel Merkez’in aldığı kararla yeni bir evreye taşındı.
CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı’nın açıklamasına göre yalnızca Muğla değil, 26 il başkanlığıyla ilgili değişiklik kararı alındı. Muğla İl Başkanı Nail Kızıl’ında aralarında bulunduğu yedi il başkanı ise tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildi. Ancak Muğla’da asıl dikkat çeken gelişme, kararın ardından gelen açıklamalar oldu.
Görevden alınan İl Başkanı Nail Kızıl, geri adım atmadı. “Mutlak butlanın aldığı kararı tanımıyoruz. Bizim seçilmiş bir tane genel başkanımız var. O da Özgür Özel’dir” diyerek alınan kararı reddetti. Bu açıklama, yalnızca kişisel bir itirazın ötesinde CHP’de aylardır süren “hukuki meşruiyet mi, siyasi meşruiyet mi?” tartışmasının Muğla’daki en net ifadesi oldu. Kızıl’ın vurguladığı bir başka nokta da dikkat çekiciydi. “13 ilçenin delegelerinin oylarıyla seçildim” diyerek meşruiyetinin genel merkezden değil, örgütün sandığından geldiğini savundu. Atanacak hiçbir il başkanını tanımayacağını açıklaması ise önümüzdeki günlerde Muğla örgütünde çift başlı bir siyasi tablonun ortaya çıkabileceğinin işareti olarak okunuyor.  Bu tabloya Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın çıkışı da eklendi. Aras, “CHP Muğla üyeleri ve delegelerinin helal oylarıyla seçilmiş il başkanını atanmış bir yönetimin kararıyla görevden alıyorsunuz” diyerek karara sert tepki gösterdi. Bu cümle aslında tartışmanın özünü de ortaya koyuyor. Bir tarafta mahkeme kararının ardından oluşan ve hukuki yetkiyi kullanan bir genel merkez var. Diğer tarafta ise “örgüt iradesi” diyerek seçilmiş delegelerin kararını esas alan örgütler bulunuyor.
CHP, yıllardır Türkiye’de demokrasi, sandık ve seçilmiş irade vurgusunu en güçlü şekilde yapan siyasi partilerin başında geliyor. Böyle bir partide seçilmiş il başkanlarının görevden alınması ve yerlerine atama yapılması, doğal olarak örgütlerde “sandığın iradesi” tartışmasını beraberinde getiriyor. Muğla ise bu tartışmanın en görünür adreslerinden biri haline geldi. Önümüzdeki günlerde Genel Merkez’in Muğla’ya yeni bir il başkanı ataması bekleniyor. Ancak asıl soru şu: Atanacak isim, örgütün tamamını temsil edebilecek mi? Bu sorunun cevabını yalnızca Ankara’nın alacağı karar değil, Muğla örgütünün göstereceği tavır da belirleyecek. Zira siyaset, yalnızca yetkiyle değil kabul görmekle de yapılır. Ve bazen bir kararın hukuki olması, siyasi olarak tartışılmasını engellemez. Muğla’da yaşanan tam da budur. Örgüt iradesi ile merkez iradesi arasındaki gerilim, artık yalnızca bir iç parti meselesi olmaktan çıkmış; CHP’nin demokrasi söylemi açısından da önemli bir sınava dönüşmüş durumda.
Parti Sözcüsü Sarı’nın açıklamasının ardından Nail Kızıl’a CHP milletvekillerinden, belediye başkanlarından, örgütlerden ve partililerden destek yağdı. Kızıl, tüm üyeleri ve halkı bugün saat 20:00’de düzenlenecek basın toplantısına davet etti. Orada olmak gerek…

Haberi Paylaş