Muğla’da Kültürün Sessizliği…

45

Bazı sorular yüksek sesle sorulmaz. Takvimden, boş kalan mekânlardan ve iptal edilen etkinliklerden kendiliğinden yükselir. Muğla’da son yıllarda kültür-sanat alanında yaşananlar da böyle bir sessizliğin içinden okunuyor. Bu yılın (2025) Temmuz ayında, 27 Temmuz’da kaleme aldığımız bir yazıda şu soruyu sormuştuk: “Muğla kültür ve sanattan çekildi mi?” Bu soru bir iddia değil, bir gözlemdi. Kültürel takvimden yavaş yavaş silinen etkinliklere bakıldığında, başka bir ifadeye de ihtiyaç kalmıyordu.
Kültürel Hafızadan Düşen Etkinlikler
Geçtiğimiz yıla kadar Muğla’nın kültür hayatında belirleyici bir yere sahip olan iki organizasyon, bu sessizliğin en somut göstergeleriydi. Bunlardan ilki; Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Şevket Yalaz, Sarkis Paçacı, Mehmet Selçuk, Savaş Ünlü, Sait Munzur ve daha nice usta isimlerin jüri üyesi olduğu Uluslararası Karikatür Yarışması. Bu yarışma yüzlerce çizeri Muğla’da buluşturan uluslararası bir etkinlikti, hatta yarışmanın ötesinde kentin dünya ile kurduğu yaratıcı bir temas alanıydı. İkincisi ise Türk fotoğraf sanatı envanterine giren; Çerkes Karadağ, İsa Çelik, İzzet Kehribar, Beyhan Özdemir gibi marka olmuş isimlerin jürisini oluşturduğu, Muğlalı fotoğraf sanatçısı Nevzat Çakır adına özel ödül verilen bir organizasyondu. Uzun süre bekledik ancak küresel ölçekli temaları ile dikkat çeken ulusal-uluslararası bu iki etkinlik yıl bitti (!) ne yazık yapılmadı ya da yaptırılmadı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bu iki etkinliği askıya aldı. Yerlerine yenileri konmadı, yoklukları üzerine de kurumsal bir açıklama yapılmadı.
Başkan Aras Devreye Girdi
Muğla Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından bu organizasyonların askıya alınması, kamuoyunda tekil bir idari karar olarak görüldü. Bu durum, daha geniş bir kültür anlayışı eksikliğine işaret etti. Benzer bir kırılma tiyatro alanında da yaşanmıştı. Tiyatro Sinema Oyuncuları Derneği ile Karya Tiyatro Atölyesi, düzenledikleri ortak basın toplantısında Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hülya Muratlı ile görüşemediklerini, kendilerine salon verilmediğini dile getirmişler, ötesinde kendilerine mobbing uygulandığını öne sürmüşlerdi. Yapılan açıklamalar içerik anlamında kültürün kurumsal olarak nasıl bir seviyede durduğunu göstermişti. Tiyatrocularla yaşanan sorun nihayetinde Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın müdahalesiyle çözüldü. Uluslararası Zurnazen Festivali de ötelemekten nasibini almış, o festivalde Başkan Aras devreye girmesiyle gerçekleşmişti. Ancak bu çözümler kamuoyunda uzun vadeli bir stratejiden çok, kriz anında alınmış geçici önlemler olarak algılandı
Cankurtaran (!) Denizli…
Tiyatrocular konusunda yeni bir gelişme daha yaşandı. Muğla il merkezindeki tek tiyatro sahnesi olan Gazi Mustafa Kemal Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi’nin bakıma alınması, kentteki tiyatro topluluklarını fiilen sahnesiz bıraktı. Oysa tiyatro sezonunun Eylül ayında başlayıp Haziran ayında sona erdiği bilinmesine karşın. Buna rağmen bakım çalışmalarının sezon ortasında başlatılması, tiyatrocular tarafından haklı olarak eleştiriliyor. Tiyatro çevrelerinde sıkça dile getirilen soru şu: “Yaz ayları boyunca büyük ölçüde boş kalan bir süre ortadayken, bakım neden oyunların sürdüğü dönemde yapılıyor?” Bu karar, yalnızca bir mekân sorununa değil, kültür planlamasındaki zamanlama eksikliğine işaret ediyor. Zira sahne kapandığında perdeler de kapanıyor, kentte tiyatro hayatı geçici olarak askıya alınıyor. Bu koşullarda bazı tiyatro grupları, oyunlarını sahneleyebilmek için Denizli’deki salonlara yönelmeyi değerlendiriyor. Muğla’da sahne bulamayan tiyatronun, komşu kentte nefes araması ironik olduğu kadar düşündürücü. Muğla tiyatrosu için Denizli, geçici bir “cankurtaran” işlevi görmeye hazırlanıyor.
Kültürün Yer Değiştirmesi
Bu süreçte dikkat çeken bir başka ayrıntı ise, geleneksel ve yerel etkinliklerin organizasyon sorumluluğunun Kültür Dairesi dışına taşınması oldu (!) Her yıl Mayıs ayında düzenlenen Uluslararası Muğla Yörük Türkmen Toyu, bu yıl ertelendi. Toy, Eylül ayında gerçekleştirildi. Etkinliğin uluslararası katılım süreci ise Muğla Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanlığı tarafından koordine edildi. Aynı durum, Muğla mutfak kültürünü merkezine alan Uluslararası Muğla Düğün Yemekleri Festivali için de geçerli. İki yıldır bu festivalin organizasyonu da yine Dış İlişkiler Dairesi’nin sorumluluğunda yürütüldü. Bu tablo, kültürün içerik olarak varlığını sürdürse de, kurumsal olarak yerinden edildiğini düşündürdü.
Postacı Muğla’ya Gelemedi (!)
Yönetmen Yüksel Aksu’nun yazıp yönettiği, Muğla’da çekilen ‘Muğla dörtlüsü’nün son filmi “Bak Postacı Geliyor”un galasının İstanbul’da yapılması, Muğla kamuoyunda homurdanmalara yol açmıştı. Her ne kadar bu homurdanmalara katılmasak da filmin Muğla’da çekilmiş olması ve kente dair güçlü bir anlatı taşıması, galanın da Muğla’da yapılması beklentisini arttırmıştı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Özcan Özgür’e galanın Muğla’da da yapılacağını açıklamış olsa da, aradan geçen zamana rağmen bu yönde somut bir girişime rastlanmadı. Konuya ilişkin bir açıklama da yapılmadı. Beklenen gala duyurusu Muğla’dan değil, Denizli’den geldi. “Bak Postacı Geliyor” filminin galasının, 26 Aralık Cuma günü, Denizli Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirileceği duyuruldu. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Mehmet Selçuk, düzenlediği etkinliklerle vizyonunu ortaya koymaya devam ediyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı ise bu süreçte sessizliğini koruyor. Filmin senaryosunu yazan, kastı belirleyen, yapımcıyı bulan, filmi Muğla’da çeken ve yöneten Yüksel Aksu’nun, bir de Muğla galasını organize etmesi mi bekleniyor? Bilemedik…
Dünya Kenti Olmak
Toparlayalım. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın ısrarla her zeminde dile getirdiği “Dünya Kenti Muğla” vizyonu uluslararası görünürlüğün ötesinde yerel hafızayı koruyan, gelenekle bağını koparmayan bir kültür politikasıyla anlam kazanabilir. Kültür-sanat etkinlikleri, tanıtım aracı olmanın yanında bir kentin dünya ile kurduğu ilişkinin de aynasıdır. O ayna bulanıklaşırsa, dünya kenti iddiası da soyut bir slogana dönüşebilir.
Son Bir Tespit, Kaçınılmaz Bir Soru
Tespit: Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yıllar içinde oluşturduğu ulusal ve uluslararası kültür-sanat etkinlikleri ve ilişkilerinin askıya alınması, kentin kültürel sürekliliğini zayıflatıyor.
Soru: Muğla’nın kültürel hafızasını koruyacak ve geliştirecek bütünlüklü bir kültür politikası yoksa, Kültür Dairesi Başkanlığı’nın varlık gerekçesi nedir?
Bu soru, bir polemik değil, Muğla’nın geleceğine dair kültürel bir zorunluluktur.

Haberi Paylaş