Menteşe’de İnanç ve Suyun İzinde Bir Kent Vizyonu

4

Elbette kentin sahip olduğu değerler, yaşam kültürü ve tarihsel mirasına ilişkin daha önce ortaya konulan tespitler ve bu doğrultuda üretilen vizyoner söylem ve sloganlar oldu. Ancak birçoğu yalnızca sözde kaldı; söylemi taşıyacak vizyoner çalışmalar yeterince hayata geçirilemedi. Menteşe Belediyesi Şubat ayı meclis toplantısında Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın yaptığı açıklamalar ise bir faaliyet sunumundan fazlasına işaret ediyordu. Kentin ruhuna yaslanan bir gelecek tasarımı. Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda Köksal Aras, Menteşe’nin büyürken kendisi olmaktan vazgeçmeyeceğini net bir dille ortaya koydu. “Kentimizin dokusunu, kültürünü ve samimiyetini koruyarak büyütmek, Menteşe’yi herkesin gelmek istediği bir çekim merkezi haline getirmek önceliğimiz” sözleri bu yaklaşımın özeti niteliğinde.
Belleğin Görünür Kılınması
Bu vizyonun önemli ayaklarından biri de kentin belleğini görünür kılan çalışmalar. Bazı yönleri tartışılsa da bu tür tanıtıma yönelik çalışmalar önemli. Zira Menteşe, özensiz sloganların ötesinde kültürel mirası, yaşam şekli ve birçok hikâyesiyle, çok katmanlı yapısıyla daha iyi anlatılmayı hak ediyor.
Menteşe Belediyesi’nin kent merkezindeki tarihi alanlarda başlayacak sokak sağlıklaştırma çalışmaları da bu anlayışın sahadaki karşılığı. Arasta bölgesi, Yağcılar Hanı, Kurşunlu Meydanı ve çevresi ile Turgutreis Caddesi’ni kapsayan projeler, Tarihi Kentler Birliği’nin desteğiyle hazırlanıyor. Yakındır süreç başlayacak.
“İnanç ve Su”: Kent Kimliğinin Ana Omurgası
Başkan Köksal Aras’ın konuşmasının asıl omurgasını ise “inanç ve su” teması oluşturuyor. Bu tema masa başında üretilmiş bir kavram olmasının ötesinde Muğla’nın tarihinden süzülerek geliyor. Köksal Aras, Muğla’nın kadim bir inanç merkezi olduğunu hatırlatırken, 15. yüzyılda Mevleviliğin güçlü izler bıraktığını,  Şahidi Dergâhı’nın bir nevi mevlevihane niteliği taşıdığını vurguluyor. 17. yüzyılda Evliya Çelebi’nin “Burası bir ticaret merkezi değil, ulemâlar ve talebeler şehri” sözünü hatırlatarak kentin inanç eksenli tarihine dikkat çekiyor.
Şemsi Ana: Suyun ve Hafızanın Sembolü
Bu bütünleşmenin merkezinde güçlü bir kadın figürü var; Şemsi Ana. Muğla’ya suyu getiren ilk kadın olarak anılan Şemsi Ana, inanç ve su temasının sembolü. Dereler, kanyonlar, hamamlar, Karabağlar Yaylası’ndaki doğal su kanalları ve kuyular. Menteşe adeta bir “su kenti”. Suyun fiziki anlamının yanında inançsal anlamı da vurgulanıyor: Arındıran, temizleyen ve hayat veren bir unsur olarak su, bundan sonraki projelerde daha görünür kılınacak.
Çeşmelerden Türbeye: Somut Adımlar
İnanç turizmi çalışmaları kapsamında kilisenin restorasyonu başlamış durumda. Tüccar Hoca Mescidi için ise Muğla Valiliği ile görüşmeler sürüyor. Ancak belki de en sembolik adım, yıllardır suskun kalan çeşmelerin yeniden suyla buluşturulması. Saatli Kule altındaki çeşme ile Şadırvan ve Kurşunlu Camii yakınındaki büyük çeşme için restorasyon süreci başlatıldı. Rölöve, restitüsyon ve restorasyon çalışmaları Muğla Büyükşehir Belediyesi uzman ekiplerince yürütülecek. Projeler Koruma Uygulama ve Denetim Büroları tarafından hazırlanacak, altyapı çalışmalarını ise MUSKİ gerçekleştirecek. Ayrıca Şemsi Ana Türbesi ziyaret noktası olmasının yanında  su sesi eşliğinde dinlenilebilecek bir huzur mekânı olarak tasarlanıyor.
Ruhu Korumak
Toparlayalım. Kent vizyonuna yönelik bu özenli çalışmaları önemsiyoruz. Menteşe’de restorasyon ya da düzenlemenin ötesinde kentin ruhunu yönelik bir vizyon oluşturuluyor. İnançla suyun, geçmişle bugünün, sessizlikle sözün birbirine karıştığı bir kent hikâyesi yazılıyor, ötesinde söylemden vizyona kentin ruhuna yaslanan bir yaklaşım sergileniyor.

Haberi Paylaş