CHP’de 111 İmza Ne Söylüyor?

4

Milletvekili imzalarına geçmeden önce Muğla’nın 38. Kurultay delegelerinin durumuna bakalım. Kulislerden sızan bilgilere göre; kurultay delegelerinin biri hariç tamamı olağanüstü kurultay için imza verecek. Konunun bugün ya da yarın netleşmesi bekleniyor.
Şimdi gelelim Ankara’ya…
CHP’nin 138 milletvekilinden 111’i olağanüstü kurultay çağrısına imza verdi. Ortak bildiride 27 milletvekilinin imzası yer almadı. Bu 27 milletvekilinden 10’unun ise tarafsız kalmak amacıyla bildiriye imza koymadığı öne sürülüyor.
Aralarında Özgür Özel’in de bulunduğu 111 milletvekilinin yayımladığı ortak bildiri, CHP içindeki güç dengelerine ilişkin önemli ipuçları veriyor.
Son günlerde sıkça dile getirilen “CHP ikiye bölünüyor” yorumlarına ve bu durumdan kaygı duyanlara bir hatırlatma yapmak gerekiyor. Evet, ortada bir ayrışma var. Ancak bu ayrışma yarı yarıya bir tabloyu ifade etmiyor. Rakamlar oldukça net: Özgür Özel’e destek veren milletvekilleri 111 kişiyle grubun yüzde 80,4’ünü oluştururken, bildiride yer almayan 27 milletvekili ise yüzde 19,6’lık bir kesime karşılık geliyor.
Ancak asıl dikkat çekici olan, sayılardan çok mahkeme kararının ardından parti içinden yükselen tepkinin niteliği. CHP’ye oy veren seçmenin önemli bir bölümünün Özgür Özel’e destek verdiği görülüyor. Bunu yalnızca anketlerle değil, son dönemde gerçekleştirilen mitinglerde, örgüt toplantılarında ve parti tabanındaki genel atmosferde de gözlemlemek mümkün. Özgür Özel’in seçmen nezdindeki destek oranı henüz kesin verilerle ölçülmüş olmasa da, ciddi bir siyasi karşılık oluşturduğu açıkça hissediliyor.
Buna karşılık uzun süredir görünmezlik pelerini giyen bazı isimler yeniden sahneye çıkmış olsa da, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin henüz il ve ilçe örgütlerine yönelik kapsamlı bir yapılanma hamlesi gerçekleştirmediği görülüyor. Belki de gerçekleştiremediği…
Tam da bu noktada CHP’de hukuki meşruiyet ile siyasi meşruiyet arasındaki fark ortaya çıkıyor. Mahkeme kararı Kılıçdaroğlu’na hukuki bir zemin sunarken, milletvekillerinin ve örgütlerin büyük çoğunluğunun olağanüstü kurultay çağrısı yapması, parti tabanında farklı bir siyasi iradenin ağırlık kazandığını gösteriyor.
Bu nedenle tartışma artık kişisel bir liderlik rekabetinin ötesine geçmiş durumda. Asıl mesele, CHP’nin hangi yöntemle yönetileceği ve parti iradesinin hangi mekanizmalar aracılığıyla şekilleneceği meseledir.
Bir tarafta 111 milletvekili, diğer tarafta 27 milletvekili bulunuyor. Bu tablo aynı zamanda CHP’deki ayrışmanın sanıldığı kadar keskin olmadığını da gösteriyor. Bildiriye imza vermeyenler arasında tarafsız kalmayı tercih eden isimlerin bulunduğu iddiası parti içinde hâlâ uzlaşma arayışlarının sürdüğüne işaret ediyor.
Toparlayalım…
Çok partili hayata geçildiğinden bu yana Türk siyasetinde partiler çoğu zaman liderler üzerinden okundu ve şekillendi. Oysa CHP’de yaşanan mevcut kriz, liderlerden çok partinin kurumsal dayanıklılığını test eder nitelikte. Tartışmanın merkezinde artık yalnızca isimler değil, partinin gelecekte nasıl bir meşruiyet zemini üzerinde yükseleceği sorusu bulunuyor. Bu nedenle 12 Temmuz çağrısı yalnızca yeni bir kurultay talebinin ötesinde anlam taşıyor. Bu tarih, CHP’nin önündeki temel tercihi, parti iradesinin hangi yöntemle yeniden şekilleneceğini ve mevcut krizin nasıl aşılacağını sembolize ediyor.
Direnmeye devam…

Haberi Paylaş