CHP’de yaşanan kriz artık yalnızca bir genel başkanlık tartışması olmaktan çıktı. Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı sonrasında parti içinde başlayan yeni süreç CHP’nin yönetim yapısından hukuki statüsüne, örgütsel meşruiyetinden seçimlere katılma yeterliliğine kadar birçok başlığı aynı anda tartışmaya açmış durumda. Özgür Özel yönetimi hafta sonunda bir hamle yaptı, olağanüstü kurultay için delegelerden imza toplama kararı aldı. Parti Sözcüsü Zeynel Emre kurultay için bugün mahkemenin kararı doğrultusunda yetkili olan delegelerden imza toplamaya başlayacaklarını açıkladı. CHP’nin vakit kaybetmeden kurultaya gitmesi gerektiğini savunan Emre, hukuki engellerin temyizden feragat edilmesiyle kısa sürede aşılabileceğini söyledi. Emre, mahkeme kararıyla 2023 ve sonrasındaki kurultayların iptal edilmesi halinde CHP’nin son geçerli kurultayının Temmuz 2020 olarak kabul edileceğini belirtti. Siyasi Partiler Yasası’na göre kurultayların en geç üç yılda bir yapılması gerektiğini hatırlatan Emre, iki dönem üst üste kurultay yapılmaması durumunda partinin seçimlere katılma yeterliliğini kaybedebileceğini ifade etti. Bu nedenle Temmuz 2026’nın kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Emre, kurultayın geciktirilmesini CHP açısından bir “varlık-yokluk meselesi” olarak değerlendirdi.
Açıklamadan da anlaşılacağı gibi Zeynel Emre’nin açıklamaları, Özel ekibinin meseleyi yalnızca siyasi bir mücadele olarak değil, aynı zamanda partinin geleceğini ilgilendiren hukuki bir zorunluluk olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Özel cephesinin temel argümanı oldukça net: Eğer CHP kısa süre içerisinde yeni bir kurultay gerçekleştirmezse, parti seçimlere katılma yeterliliği konusunda ciddi bir riskle karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle delegelerden imza toplanması ve olağanüstü kurultayın hızla gerçekleştirilmesi gerektiği savunuluyor.
38’inci Olağan Kurultay delegelerinin başvurusunun kabul edilmemesi durumunda Olağan Kurultayların delegelerinin imzasının da hazır tutulacağı belirtiliyor. CHP tüzüğüne göre delegelerin salt çoğunluğunun imzasıyla olağanüstü kurultayın 45 gün içinde toplanması gerekiyor.
Ancak Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimler, mutlak butlan kararının henüz kesinleşmediğini, sürecin Yargıtay aşamasının bulunduğunu ve karar kesinleşmeden yapılacak bir kurultayın hukuki tartışmaları daha da derinleştireceğini öne sürüyor.
Bu günden itibaren kurultay için o dönemin kurultay delegelerinden imza toplanmaya başlanacak. Bu noktada Muğla’ya bakalım. 38. Kurultaya göre Muğla’nın kurultay delege sayısı 14… Kurultay delege sayısına 16 diyenler çıkacaktır (!) 16 sayısı bir sonraki olağanüstü kurultayın delege sayısıdır.
Muğla’nın 38 Kurultayın kurultay delegeleri hangi isimlerden oluşuyor? Hatırlayalım. Belgin Atare, Zekican Balcı, Meltem Bulut, Tüze Çetinkaya, Ecem Kaya Demircan, Mehmet Alkın Denizaslanı, Kamil Genek, Tuna Işın, Aytaç Kurt, Berrin Naz, Umut Özdoğan, Tanju Satılmış, Aydın Tilkici ve İbrahim Turhan…
Bilindiği gibi CHP Muğla örgütü Özgür Özel ile hareket ediyor. CHP’li bir yönetici, “Ankara’yı Çine Yaptık” tespitiyle süreci kısaca özetlese de yine de meraklısının aklına o malûm soru takılıyor: “14 kişiden oluşan 38. Kurultay delegeleri fire verir mi?”…
Önümüzdeki günlerde delegelerden kaç imza toplanacağı, bu imzaların hukuken geçerli kabul edilip edilmeyeceği ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay çağrılarına nasıl yanıt vereceği belirleyici olacak…




