Eskişehir’e Bakarken Muğla’nın Hafızasını Unutmamak

7

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın sosyal medya hesaplarına son dönemde özel danışmanı Levent Arkan’ın baktığı biliniyor. Bu nedenle geçtiğimiz günlerde Başkan Aras’ın hesabından yapılan Eskişehir ziyareti paylaşımı da doğal olarak dikkat çekti. Fotoğrafların da yer aldığı paylaşımda ziyaretin, danışman Arkan’ın uzun süredir dile getirdiği “Muğla’nın Eskişehir deneyiminden yararlanması” önerisi doğrultusunda gerçekleştirildiği ifade edildi. Elbette bir belediye başkanının başka bir şehre gidip inceleme yapması son derece normal. Hatta yerel yönetimlerin birbirinden öğrenmesi gayet sağlıklı bir durum. Zaten aksi olsa belediyecilik biraz da “her şehri yeniden keşfetme sanatı”na dönüşürdü. Ancak söz konusu paylaşımı dikkat çekici kılan yalnızca bir ziyaretin duyurulması değildi. Paylaşım aynı zamanda Muğla’da belediyeciliğin hangi şehirlerin deneyimi üzerinden şekilleneceğine dair küçük ama anlamlı bir tercih mesajı da içeriyordu.
Eskişehir Deneyimi Neden Önemli?
Öncelikle bir noktayı netleştirmek gerekir. Eskişehir’e yapılan ziyaret esasen bir nezaket ziyaretiydi. Yani ortada Muğla için yeni bir belediyecilik modeli arayışından çok, deneyim paylaşımı ve karşılıklı görüş alışverişi vardı. Zaten yerel yönetimlerde farklı şehirlerin deneyimlerini görmek ve yerinde incelemek son derece doğal bir durumdur. Doğruyu teslim etmek gerekir. Yerel yönetim denince Türkiye’de akla gelen önemli isimlerden biri Yılmaz Büyükerşen’dir. Tıpkı Murat Karayalçın gibi. Eskişehir’in son otuz yılda geçirdiği dönüşüm de yerel yönetim literatüründe sık sık anlatılan örneklerden biridir. Kent estetiği, kültür yatırımları, üniversite-şehir ilişkisi… Bunların hepsi Eskişehir’i “iyi örnekler” listesine sokan başlıklar. Dolayısıyla Muğla’nın Eskişehir’i incelemesi elbette anlaşılabilir. Ancak bu tartışmada bazen gözden kaçan küçük bir gerçek var: Muğla’nın da bir hafızası var.
Muğla’nın Kendi Belediyecilik Birikimi
Kentin belediyecilik birikimine iki örnek vermek gerekirse; Sosyal demokrat belediyeciliğin farklı bir örneğini ortaya koyan Erman Şahin ve Fethiye’de 18 uygulamasıyla planlı ve modern Fethiye’nin önünü açan ve hâlâ referans verilen Özer Olgun. Bodrum Yarımada İmar Planı ve belediye meclis kararıyla Bodrum mimarisinin korunması ve tek tip uygulama olarak yaygınlaşmasını sağlayan Hasan Reşat Öncü gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Kısacası Muğla’da belediyecilik tarihi, “başka şehirlerden ilham almak”tan çok daha eski bir geçmişe dayanıyor. Ama Muğla’nın belediyecilik tarihinde belki de en önemli kırılma noktalarından biri, kent merkezinde başlatılan kentsel koruma anlayışıydı.
Muğla’da Erken Dönem Kentsel Koruma Deneyimi
Muğla’da eski kent dokusunun korunmasına yönelik çalışmalar, dönemin Belediye Başkanı Erman Şahin’in öncülüğünde; mimarlık ve şehircilik dünyasının önemli isimleri Prof. Dr. Metin Sözen, Mimar Yavuz Gürtunca ve Oktay Ekinci’nin katkılarıyla şekillendi. Sonraki dönemlerde göreve gelen belediye başkanları ve belediye meclisleri de bu yaklaşımı sürdürdü. Böylece Muğla’nın eski kent dokusu korunarak Türkiye’de erken dönem kentsel koruma örneklerinden biri ortaya çıktı. Yani şehircilikte örnek aramak için Eskişehir’e bakmak elbette değerli. Ama Muğla’nın kendi kent hafızasında da azımsanmayacak bir şehircilik deneyimi bulunuyor.
Kent Hafızasını Hatırlamak
Nitekim Menteşe Belediye Başkanı ve şehir plancısı Gonca Köksal Aras da kentin vizyonuna ilişkin bir açıklamasında Türkiye’nin ilk kentsel koruma planlamalarından birinin Muğla’da hayata geçirildiğini hatırlatmıştı. Aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği Encümen Üyesi Köksal Aras, Muğla’nın şehircilik hafızasını yalnızca yol yapmak, asfalt dökmek ya da hizmet üretmekle sınırlı görmeyen; koruma kültürünü ve planlı kentleşmeyi esas alan bir vizyonla ele alıyor.
Asıl Soru
Bu nedenle mesele Eskişehir’i örnek almak ya da almamak değil. Asıl mesele şu: Başka şehirlerin deneyimlerinden yararlanırken kendi şehrimizin birikimini ne kadar hatırlıyoruz? Çünkü şehircilikte vizyon bazen başka şehirlerin başarı hikâyelerinde değil, yaşadığınız şehrin geçmişinde saklıdır. Ve bazen başka şehirleri keşfetmeden önce kendi şehrinin hikâyesini bilmek gerekir.
Muğla’nın Kendi Deneyimi
Toparlayalım. Muğla’da belediyecilik yalnızca hizmet üretmekten ibaret değildir. Aynı zamanda kenti korumayı, kamusal alanı savunmayı ve yerel iradeyi güçlendirmeyi de kapsayan bir birikimin adıdır. Bu nedenle yeni örnekler ararken (!) Muğla’nın kendi deneyimine dönüp bakmak çoğu zaman en öğretici başlangıç noktasıdır. Muğla’da belediyeciliğe yön verilirken, kenti yönetenlerle kent arasında kurulan güçlü sahiplik bağını da hatırlamak gerekir. Aksi halde bazen iyi niyetli bile olsa yapılan bir sosyal medya paylaşımı bile, hiç beklenmedik biçimde iki belediye başkanını birden tartışmaların ortasına bırakabiliyor. Bu yüzden Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın sosyal medya paylaşımlarını hazırlayanların biraz daha dikkatli davranmasında fayda var. Çünkü şehircilikte bazen en öğretici şey başka şehirlerin deneyimi değildir. Bazen en öğretici şey, kendi şehrinin zaten yıllar önce yazdığı hikâyeyi yeniden hatırlamaktır. Kentin hafızasına sahip olmak önemlidir…

Haberi Paylaş