Basında Mizahın Gölgesinden, Sahte Hesapların Karanlığına

3

Kentin mizah yayıncılığına bakıldığında; güncel olayları, yaşanan gelişmeleri ve siyasetçileri konu alan zaman zaman da eleştiren “Bunları Biliyor musunuz? Çivi, Foto Şaka, Günün Sözü” gibi hiciv yüklü köşelerin, kentin hoşgörüsüne sığınarak üretildiği görülür.
Hamle’nin Mizah Köşesi
Özellikle Gazeteci Yazar Özcan Özgür’ün Hamle gazetesindeki mizah köşesi, “Yaveş” tabelası uyarısıyla uzun yıllar sürdü. Binlerce kişi tarafından takip edilen çerçeveli mizah köşesi, çoğu zaman manşet haberlerinden daha fazla ilgi görürdü. Ancak Özcan Abi, geçirdiği rahatsızlık ve uzun tedavi süreci nedeniyle bu köşeyi bırakmak zorunda kaldı. Muğla basınının en renkli köşesi; keşke devam edebilseydi. Bugünün koşullarında o köşeyi hazırlamak için asla malzeme sıkıntısı çekmezdi.
Şah Radyo’da Şaka Haber
90’lı yıllarda Şah Radyo için hazırladığımız “Şaka Haber” de bu naif mizah geleneğinin bir parçasıydı. En sıradan olayları bile TRT ciddiyetinde, yerel ağızla sunarak hicvederdik. Yazdığım ve Tünay Ürper’in seslendirdiği bir bölümde, dönemin belediye başkanına Gökova’dan kaçan eşeği gölgeye bağlattığımızı “haber” yapmıştık. Kaçan eşek haberinin ardından belediye başkanının beni arayıp; “Koskoca belediye başkanına eşek mi bağlatıyorsunuz?” diye çıkışması da bu hoşgörü kültürünün bir parçasıydı. Yerel ve genel seçim süreçlerinde aday belirleme yöntemlerini ti’ye alan “En İyi Delegeyi Biz Avlarız – Delege Av Limited Şirketi” kurgularıyla da siyasi partilerdeki “delege ağılığına” göndermeler yapmıştık. Bütün bunlar, kentin ve o dönemin siyasetçilerinin gösterdiği hoşgörü sayesinde mümkün oluyordu. Yaptığımız iş, Türk basınındaki mizah-hiciv geleneğinin radyodaki karşılığıydı. Yüzlerce bölüm yayınlanan “Şaka Haber” ya da gazetelerde yıllarca süren hicivli bant yayınlarının hiçbiri mahkeme koridorlarına taşınmadı. Çünkü: Belden aşağı ifadeler yoktu. Hakaret, tehdit ya da şantaj içeren unsurlar bulunmazdı. Yayın sorumluları ve künyeler belliydi.
2000’li Yıllarla Birlikte Değişen İklim
2000’li yıllara gelindiğinde ne o günlerin hoşgörüsü kaldı ne de o hoşgörüye yaslanan mizah anlayışı… 25 yılın ardından basının ve gazetecilerin mizahi bakış açısının yerini, hoşgörüden uzak ve tahammülsüz bir bakış açısı aldı.
Burada bir parantez açalım. Görevini mesleki sorumluluk ve ilkelerle sürdüren meslektaşlarımızı tenzih ederek ifade edelim; “Onlar iyi ki varlar ve iyi ki genç meslektaşlarına örnek oluyorlar” diyelim ve parantezi kapatarak devam edelim.
Ülke genelinde ifade özgürlüğü, eleştiri kültürü ve kamusal mizah alanında yaşanan aşınma, bugün gelinen noktada mizahın yerini hakarete, hicvin yerini tehdide, özgürlüğün yerini oto sansüre bıraktı. Mizahın ve hoşgörünün alanı daraldı; boşluğu siyasi rekabete dayalı öfke ve kutuplaşma doldurdu. Eleştiri ile hakaret arasındaki çizgi giderek bulanıklaştı. En kötüsü de bazı gazetecilerin bu rekabete alet olmasıydı.
Sahte sosyal medya hesapları üzerinden kişi ve kurumlara verip veriştirenler arasında, yaptıklarını ‘mizah yapıyoruz’ diyerek basın özgürlüğü çatısı altına sığdırmaya çalışanlar da çıktı.
Sahte Hesaplar Dönemi: Siyaset Mühendisliği
Muğla siyasetini gölgeleyen sahte hesap süreci, “Dusko Popov” isimli sosyal medya hesabıyla başladı. 2021’e kadar süren paylaşımların ardından bir süre sessizlik yaşandı. Ancak siyaseti kendi zemininden uzaklaştıran rekabet devreye girdi. Bu kez  “Sakaraltı Sakarüstü” adlı sahte hesap ortaya çıktı. Bu hesaptan yapılan paylaşımlara yapılan şikâyetler üzerine Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde başlatılan soruşturmada; Cumhurbaşkanı, çeşitli kamu görevlileri ve siyasetçilere yönelik hakaret, tehdit, şantaj ve dezenformasyon içerikli paylaşımlar yapıldığı iddiasıyla operasyonlar yürütüldü. İlk dalga operasyonda 8 şüpheliden 2’si tutuklanırken, bir kişi ev hapsi cezası aldı. İkinci dalgada ise tutuklu sayısı 5’e yükselirken, 10 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
MHP İl Başkanlığı’ndan Açıklama
Kararın ardından MHP İl Başkanlığı, soruşturmada adı geçen ve adli kontrolle serbest bırakılan eski İl Başkanı Oğuz Akarfırat’ın MHP ile hiçbir bağının kalmadığını açıkladı. Bu açıklamanın ardından gözler Ak Parti İl Başkanlığı’na çevrildi. Zira tutuklanan isimlerin bir kısmının partiye yakınlığı kamuoyunda tartışma konusu oldu. Öte yandan operasyon kapsamında tutuklanan kişiler arasında gazetecilik meslek örgütlerine üye olanlar için herhangi bir disiplin süreci işletilip işletilmediği de merak edilen konular arasında yer aldı.
Siyaset Kendi Zeminine Dönmeli
Muğla siyasetini gölgeleyen sahte hesaplar zincirinin son bulduğu, siyasetin yeniden kendi meşru zemininde yürüdüğü ve gazetecilerin meslek ilkelerine bağlı kalarak mesafelerini koruduğu bir iklim dileğiyle bitirelim.

Haberi Paylaş