Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) ile Dalaman Ortaca Köyceğiz Turizm Otelciler ve Turistik İşletmeciler Birliği (DOKTOB), ahşap yapıların yangın güvenliği konusunda Türkiye’ye örnek olabilecek teknik bir çözümü kamuoyuna duyurdu. Yapılan ortak açıklamada, hem can güvenliğini sağlamak hem de yerel mimariyi korumak amacıyla geliştirilen uygulamanın testlerden başarıyla geçtiği bildirildi. MUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karakuş, yangın güvenliğinin temel öncelik olduğunu vurgularken, mevcut yönetmelik uygulamalarının özellikle Muğla gibi ahşap ve yatay mimarinin yaygın olduğu bölgelerde sorunlara yol açtığını ifade etti. Karakuş, aynı kuralların farklı yapı türlerine uygulanmasının turizm işletmeleri açısından ruhsat süreçlerinde belirsizlik ve mağduriyet yarattığını belirtti. Açıklamaya göre, ahşap yüzeylerde kullanılabilen intümesan özellikli yangına dayanıklı boya ve vernik üzerine yapılan testler, akredite bir laboratuvarda tamamlandı. Test sonuçlarının teknik raporla doğrulandığı ve uygulamanın güvenli bir alternatif sunduğu belirtildi. Bu yöntemle, ahşap yapıların beton ya da farklı malzemelerle kaplanmasına gerek kalmadan korunabileceği ifade edildi. Karakuş, geliştirilen çözümün yalnızca işletmelerin yaşadığı sorunları azaltmakla kalmayacağını, aynı zamanda Muğla’nın turizmde öne çıkan özgün mimari kimliğinin korunmasına da katkı sağlayacağını söyledi. Tek tip yapılaşmanın önüne geçilmesinin önemine dikkat çeken Karakuş, bu yaklaşımın benzer özelliklere sahip diğer bölgeler için de örnek teşkil edebileceğini dile getirdi. Süreçte DOKTOB ile iş birliği içinde hareket edildiğini belirten Karakuş, Yücel Okutur başta olmak üzere kamu kurumları ve sektör temsilcileriyle koordinasyon sağlandığını ifade etti. Ayrıca İdris Akbıyık, Kadem Mete, Ahmet Aras ve M. Rifat Hisarcıklıoğlu gibi isimlere destekleri için teşekkür edildi. Açıklamanın sonunda, yangın güvenliğinden taviz verilmeden, yerel mimariyi koruyan ve işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesine imkân tanıyan bu teknik çözümün uygulama süreçlerinin ilgili kurumlar tarafından netleştirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca tahliye, algılama ve söndürme sistemlerine ilişkin yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesinin önemine dikkat çekildi.




