CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl: “Muğla’daki Su Krizi Doğal Değil, Siyasidir”

8

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, kent genelinde yaşanan su sorununa ilişkin açıklamalarda bulundu. Muğla’nın 13 ilçesinde eş zamanlı düzenlenen basın toplantılarında konuşan Kızıl, suyun rant ve algı politikalarına kurban edilemeyeceğini vurguladı. Devlet Su İşleri (DSİ) ile AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör’ün açıklamalarına da değinen Kızıl, kamuoyunun sorunun gerçek nedenlerinden uzaklaştırılmaya çalışıldığını savundu. Kızıl, “Muğla’daki su sorunu bir doğa olayı değil; yıllardır süren yanlış planlama, ihmaller ve siyasi tercihler zincirinin sonucudur” dedi.
“Sorumluluk Belediyelerde Değil, Merkezi Yönetimdedir”
İçme ve kullanma suyunun planlanması, tahsisi ve ana iletim altyapısının merkezi idarenin sorumluluğunda olduğunu belirten Kızıl, yerel yönetimlerin yalnızca tahsis edilen suyu arıtıp halka ulaştırmakla görevli olduğunu ifade etti. Buna rağmen yıllardır “Muğla’nın su sorunu çözüldü” söylemlerine karşın gerekli yatırımların tamamlanmadığını dile getiren Kızıl, artan nüfus, turizm baskısı ve iklim krizinin görmezden gelindiğini söyledi.
“DSİ Somut Çözüm Sunmuyor”
DSİ’nin son açıklamalarını eleştiren Kızıl, yapılan açıklamalarda Muğla’ya yönelik net ve bağlayıcı bir içme suyu tahsisinin yer almadığını belirtti. “Planlandı” ve “çalışılıyor” gibi ifadelerle sürecin zamana yayıldığını savunan Kızıl, teknik ifadelerle kamuoyunun kafasının karıştırıldığını öne sürdü.
“AK Parti İl Başkanı Gerçeği Çarpıtıyor”
AK Parti Muğla İl Başkanı’nın su sorununu belediyelerin planlama ve işletme yetersizliğiyle açıklamasını eleştiren Kızıl, “Suyu planlayan ve tahsis eden kurum DSİ’dir. Buna rağmen sorumluluğun belediyelere yüklenmesi samimi değildir” dedi.
“Sorunun Yapısal Nedenleri Görmezden Geliniyor”
Kızıl, Muğla’daki su krizinin arka planında kontrolsüz nüfus artışı, plansız turizm politikaları, imar rantı, enerji ve sanayi projelerine tanınan ayrıcalıklı su tahsisleri, termik santraller, jeotermal santraller, baraj ve HES uygulamaları ile yüksek kayıp-kaçak oranlarının bulunduğunu ifade etti. Su sorununun yalnızca kuraklıkla açıklanmasının bilimsel ve dürüst olmadığını belirtti.
Dalaman Çayı Vurgusu
Muğla’nın Dalaman Çayı’ndan içme ve kullanma suyu için yaklaşık 50 milyon metreküp su talep ettiğini ancak bu talebin karşılanmadığını söyleyen Kızıl, buna karşın aynı kaynaktan yaklaşık 240 milyon metreküp suyun Aydın’a tahsis edildiğini hatırlattı. Bu durumun havza bütünlüğünü ve su tahsisinde adalet ilkesini zedelediğini savundu.
“Su Temel Bir İnsan Hakkıdır”
Anayasa’nın 17. ve 56. maddeleri ile Su Tahsisleri Hakkında Yönetmelik’e dikkat çeken Kızıl, içme ve kullanma suyunun birinci öncelik olduğunu belirterek, “Muğla halkının susuz bırakılması yaşam hakkının ihlalidir” dedi.
“Yerel Yönetimler Görevini Yapıyor”
Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ’nin bilimsel ve teknik çalışmalar yürüttüğünü, sürdürülebilir su kaynakları için projeler geliştirdiğini söyleyen Kızıl, sorunun yerel yönetimlerin çabası değil, merkezi yönetimin yerine getirmediği sorumluluklar olduğunu ifade etti.
“Çağrımız Nettir”
Açıklamasının sonunda Kızıl, Muğla’nın su politikalarının bilimsel, kamucu ve ekolojik temelde yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, DSİ’ye taahhütlerini yerine getirme çağrısında bulundu. Kızıl, “Su yönetimi rant ve enerji odaklı değil, yaşam odaklı olmak zorundadır. CHP olarak Muğla’nın suyunu, doğasını ve geleceğini savunmaya devam edeceğiz” dedi.

Haberi Paylaş