Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) “mutlak butlan” tartışmaları sürerken, Muğla örgütünden dikkat çeken bir ortak açıklama geldi. CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl’ın görevden alınmasına yönelik sürecin ardından, Muğla’nın milletvekilleri, büyükşehir belediye başkanı, ilçe başkanları ve belediye başkanları yayımladıkları ortak metinle Kızıl’a destek verdi. Açıklamanın en dikkat çekici yönü ise yalnızca bir kişiye verilen destekten ibaret olmaması. Metin, doğrudan CHP’nin örgüt yapısına, parti içi demokrasi anlayışına ve seçilmişlerin meşruiyetine ilişkin güçlü bir siyasi itiraz niteliği taşıyor.
Ortak bildiride, seçilmiş bir il başkanının görevden alınmasının “hukuken sakat, siyaseten kabul edilemez ve örgüt iradesini yok sayan bir işlem” olduğu vurgulanıyor. Bu cümle aslında yaşanan tartışmanın özeti. Çünkü CHP’de il başkanları delegelerin oyuyla seçiliyor. Dolayısıyla tartışma yalnızca Nail Kızıl’ın görevde kalıp kalmamasının ötesinde seçimle oluşan örgüt iradesinin hangi yöntemle ortadan kaldırılabileceği sorusunu da beraberinde getiriyor.
Destek açıklamasında bu nedenle özellikle şu vurgu öne çıkarılıyor: “Cumhuriyet Halk Partisi’nde il başkanları atamayla değil, örgütün iradesi ve seçimle göreve gelir. Bu nedenle seçilmiş il başkanlarının meşruiyeti masa başı kararlarla ya da tartışmalı hukuki yorumlarla ortadan kaldırılamaz.”Bu ifade, parti yönetimine yönelik doğrudan bir siyasi mesaj olarak okunabilir. Açıklamada Nail Kızıl’ın halen Muğla örgütünün seçilmiş il başkanı olduğu belirtilirken, “Görevinin başındadır. Muğla örgütümüz de aynı kararlılıkla ayaktadır.” denilerek fiili durumun da altı çiziliyor.
Ortak metinde ikinci önemli vurgu ise CHP’nin kurumsal kimliğine ilişkin. “Bugün yapılması gereken; örgüt iradesini tartışmaya açmak değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin birlik ve bütünlüğünü, hukukunu ve demokratik işleyişini korumaktır.” Bu cümle, yaşanan sürecin kişisel bir tartışmanın ötesine geçtiği ve parti hukukunun geleceğine ilişkin bir değerlendirme olarak okunuyor.
Siyasi partilerde kriz dönemlerinde verilen destek açıklamalarının etkisi, metni imzalayan isimlerin ağırlığıyla doğru orantılıdır. Muğla’da yayımlanan bildirinin dikkat çekici tarafı da tam burada ortaya çıkıyor. Ortak açıklamaya CHP Muğla milletvekilleri, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Bodrum’dan Fethiye’ye kadar ilçe başkanları ile CHP’li belediye başkanlarının tamamı imza verdi. Bu tablo, Muğla örgütünün önemli bölümünün ortak bir siyasi tutum sergilediğini gösteriyor. Elbette son sözü hukuki süreç söyleyecek. Ancak siyasette hukuki kararların yanında örgütsel meşruiyet de belirleyici bir unsur olarak varlığını koruyor.
Muğla’dan yükselen bu ortak ses, yalnızca Nail Kızıl’a verilen kişisel bir destek değil; seçilmiş iradeye, parti içi demokrasiye ve örgüt hukukuna sahip çıkıldığı yönünde güçlü bir siyasi deklarasyon niteliği taşıyor. “Nail Kızıl yalnız değildir” cümlesi ise açıklamanın son satırından çıkıp, Muğla örgütünün bugün vermek istediği siyasi mesajın başlığına dönüşmüş durumda. Dün akşam Sınırsızlık Meydanı’nda düzenlenen basın toplantısı bu başlık altında ve bu içerikte gerçekleşti. “Muğla İl Başkanı olarak görevimin başındayım. Mazbata elimdedir” diye konuşan Kızıl, büyük ve yüksek ihtimal yeni kurulacak partinin il başkanı olarak siyasi hayatına devam edecek…
Yarın, Sınırsızlık Meydanı’ndaki basın toplantısıyla devam edelim.




