Muğla’nın Datça ilçesinde, kent hafızasında “eski hastane” olarak bilinen ve halen toplum sağlığı merkezi olarak kullanılan arazinin özelleştirme kapsamına alınmasına yönelik tepkiler artıyor. CHP örgütü ve çevre platformları, söz konusu alanın kamusal niteliğini koruması gerektiğini vurguladı. CHP Datça İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen ve Muğla Çevre Platformu’nun (MUÇEP) destek verdiği basın açıklamasında, arazinin sermayeye devredilmesine karşı ortak duruş sergilendi.
“Kamusal alanlar ranta açılıyor”
CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, açıklamasında Muğla genelinde benzer süreçlerin yaşandığını belirterek, “Göcek’te Osman Ağa Koyu, Dalaman’da Kille Koyu… Sürekli bir saldırı halindeyiz. Ama bu onurlu mücadeleyi hep birlikte vermek zorundayız. Datça’daki hastane alanını sermayeye teslim etmek istiyorlar. Buna müsaade etmeyeceğiz” dedi.
“Karardan vazgeçilmeli”
CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan ise kamusal alanların giderek daraldığını ifade ederek, “Bir sabah uyanıyoruz, kamusal alanlar ranta açılmış. Eski hastane olarak bilinen ve halen kullanılan bu arazinin özelleştirme kapsamına alınması kararından vazgeçilmelidir. Datça’yı savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
“Kamu malı halkındır”
CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici de karara itiraz ettiklerini belirterek, “Datça’nın kamu malı Datçalılarındır. Kamuya ait olanın kamuda kalması için mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı. CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun ise açıklamasında, “Kamunun malları satılıyor. Datça’daki bu karar da bunun bir örneği. Bu alanlar şirketlerin değil halkındır” dedi.
Belediyeden “imar” uyarısı
Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt, söz konusu alanın sağlık hizmetleri açısından kritik olduğuna dikkat çekerek, özelleştirme sonrası belirsizliklere işaret etti. Kurt, “Bu yer özel sektöre geçerse ne olacağını bilemeyiz. Ayrıca satış halinde yerel yönetimlerin payına ilişkin düzenlemeler de ortadan kaldırıldı. Yarın yapılacak bir imar değişikliğiyle karşılaşabiliriz” dedi.
“Satışın önü açılıyor”
CHP Datça İlçe Başkanı Sezai Öz ise kararın kapsamına dikkat çekerek, Türkiye genelinde benzer nitelikteki taşınmazların da özelleştirme sürecine dahil edildiğini söyledi. Öz, “Bu karar; satış, kiralama ya da işletme hakkının devri anlamına geliyor. Kelime oyunlarına gerek yok; bu alanlar kamunun elinden çıkıyor” ifadelerini kullandı.




