CHP 39. Olağan Kurultayına Doğru

26

Cumhuriyet Halk Partisi, Türk siyasetinin son yıllarda tanık olduğu en hareketli dönemin tam ortasında, dördüncü kez kurultay atmosferine giriyor. 2023’ten bu yana üç kurultay gerçekleştiren parti, yalnızca on iki ay içinde iki olağanüstü toplantıya ev sahipliği yaptı; 28-30 Kasım’da yapılacak 39. Olağan Kurultay ise bu yoğun takvimin son halkası niteliğinde. Türkiye siyaset tarihinde bu kadar kısa zamanda bu kadar çok kurultaya tanıklık edilip edilmediği belirsiz; fakat bir gerçek var ki, siyaset örgütler kadar gazeteciler de olağanüstü bir dönemin içinde yer alıyor. CHP’nin Ankara Spor Salonu’nda toplanacağı bu kurultay, yalnızca genel başkanlık ve Parti Meclisi (PM) yarışını değil, aynı zamanda 17 yıl sonra yenilenen parti programının delegelerin onayına sunulmasını da içeriyor. Bu açıdan bakıldığında, kurultay partinin geleceğine ilişkin bir tür stratejik dönem olarak değerlendiriliyor.
Hukuki Baskıların Gölgesinde
Kurultaya giden süreç, partili belediyeler hakkında yürütülen soruşturmalar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi dosyası ve partinin tüzel kişiliğini hedef alan iddiaların yarattığı hukuki baskılarla şekillendi. CHP yönetimi, dava sürecinin yol açtığı belirsizlik nedeniyle olağan kurultayı erkene çekti ve Kasım sonu için takvimi kesinleştirdi.
Parti Meclisi Seçimi
Genel Başkan Özgür Özel, devam eden kurultay davası nedeniyle yapılan iki olağanüstü kurultayda yönetimi yerinden oynatmamış, zorunlu istifalar dışında MYK’da değişikliğe gitmemişti. Bu kez ise partinin yönetim katında yenilenme beklentisi güçlü. Delegelerin oy vereceği PM seçiminde çarşaf liste uygulanacak; ardından oluşacak yeni yapıya göre Özel’in MYK’sı şekillenecek. Kulislerde ise “kapsamlı yenilenme” fikri giderek ağırlık kazanıyor. Bu yenilenmenin yalnızca kişilerden ibaret olmadığı, yaklaşım ve siyaset tarzını da kapsayacağı değerlendirmeleri yapılıyor. Ancak işin içinde bir başka gerekçe bulunuyor.
Hukukçular Yükselişte
CHP’nin son dönemde karşı karşıya kaldığı hukuki süreçler, deneyimli hukukçuların yönetimde eksikliği tartışmasını gündeme taşıdı. Bu nedenle PM’de hukukçu milletvekillerine daha geniş alan açılması bekleniyor. İşin bir de dokunulmazlık tarafı var. Milletvekili olmayan PM üyelerinin açıklamaları sorun yaratabiliyor. Yerel kulislerde; eğer aday olurlarsa Muğla’nın hukukçu milletvekilleri Gizem Özcan ve Cumhur Uzun için PM şansının arttığı değerlendiriliyor. Bu noktada Gizem Özcan’ın hem genç, hem kadın hem de hukukçu olmasının kendisini avantajlı duruma getireceği ifade ediliyor. Peki bu ifade neye dayanıyor? Bilindiği gibi PM, alınan oylara göre şekilleniyor. Kadın ve genç kotasından aday olanlar, diğer milletvekili adaylarının seçilebilmesi için gereken oy’dan çok daha az oy alarak PM’ye seçilebiliyor. Bu durum Gizem Özcan’ı öne çıkarıyor. Ancak Cumhur Uzun’un TBMM Adalet Komisyonu Üyesi olduğunu unutmamak gerekiyor.
Muğla Örgütü Kurultaya Hazır
39. Olağan Kurultay yalnızca bir parti içi seçim değil. Siyasi kulislerden sızan bilgilere göre; ‘Özgür Özel, genel başkan seçildiği değişim kongresinde partiyi yönetecek kadroları kurarken, bu kurultayda ülkeyi yönetecek kadroları kuracak.’ Genel başkanın iktidara yönelik yüksek hedefine örgütlerin karşı çıkması beklenmiyor.
Gelelim Muğla örgütüne. Kurultay öncesi CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl ile görüştük. Kızıl, kurultay sürecine yönelik ilçe başkanları, belediye başkanları ve kurultay delegeleriyle görüştüklerini, PM için herhangi bir örgüt kararı alınmadığını, yalnızca Genel Başkan Özgür Özel’e tam destek verilmesinin karara bağlandığını vurguladı…
Yazı yayınladıktan sonra bir uyarı geldi. CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici’nin de PM’ye aday olduğu yönünde. Böylece hukukçu milletvekilleri; Gizem Özcan ve Cumhur Uzun, milletvekili bazında ise Süreyya Öneş Derici ile Muğla’nın PM’ye aday sayısı üçe  yükseldi.

Haberi Paylaş