Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarıyla dikkat çeken başarılı daire başkanlıkları var. Kent Diplomasisi ve Uluslararası Projeler toplantısından sonra kaleme aldığımız yazıda, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın “Dünya Kenti Muğla” vizyonunun dilek ve temenninin ötesine geçtiğini, ete kemiğe büründüğünü ifade etmiştik. Genel Sekreter Tayfun Yılmaz’ın bu vizyonun kurumsallaşmasına yönelik çabasını, Dış İlişkiler Daire Başkanı Celal Cem Dengiz’in bu yapının hem entelektüel çerçevesini hem de operasyonel zeminini oluşturan isim olarak başarısıyla öne çıktığına dikkat çekmiştik. Başarılı daire başkanlarına bir yenisini daha ekledik.
Şiddete karşı politikalardan eşitlikçi politikalara
Geride bıraktığımız hafta, Muğla Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Özge Demirel’in 1 yıllık değerlendirme toplantısına katıldık ve toplantıda büyük bir farkındalığa tanıklık ettik. Geç olmadan sizlerle paylaşalım, kısaca özetleyelim istedik. Bilindiği gibi bazı dönüşümler gürültüyle gelmez. Alanda, atölyede, mahalle toplantısında, kreş bahçesinde, belediye koridorunda sessizce büyür. Kapıyı çarpmadan, yumruk kaldırmadan, özensiz sloganlar atmadan; sabırla, örgütlenerek ve dayanışmayla. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi’nin bir yıl içinde il genelinde 20 bin kadına temas etmesi tam olarak böyle bir dönüşümün hikâyesi. Daire Başkanı Özge Demirel’in sözleri, siyasetin yüksek perdede kurulan cümlelerinin aksine yalın ve doğrudan: “Bugün burada geride bıraktığımız bir yıl, kadınların güçlenmesi, dayanışması, dönüşmesi için atılan ilk adımların başlangıcıydı. Bu noktada çalışmalarla başlayan süreçte şiddete karşı politikalarla başladık, şimdi eşitlikçi politikalara taşıyoruz.” Bu cümle, soyut bir iyimserlikten öte, sahada fiilen karşılığı olan bir gerçekliğe dönüşmüş durumda.
Evdeki sessiz şiddetten kamusal sorumluluğa
Şiddet, yalnızca karanlık sokakların tehdidi değildir. Bazen en yakınımızda, evde, işyerinde, gelenekte saklanır. Muğla’da hayata geçirilen Şiddete Karşı Tutum Belgesi, tam da bu gerçeğe dokunuyor. Belediyenin kendi personeli için uyguladığı sistemde, bir yılda 34 başvuru, 18 işlem yapılmış. Kırsal mahallelerdeki kadınlara erişim için hayata geçirilen Gezici Dayanışma Otobüsü şimdiye kadar 6 mahallede 92 kadın ve 124 çocuğa ulaşmış. Sayıların dili açık: Artık kimse “böyle gelmiş böyle gider” diyemez. Bu kararlılık yalnızca bir politika değil; kurumsal vicdanın, eşitliğin yeniden inşasıdır. Üstelik bu uygulama Menteşe’den Ortaca’ya, Ula’dan Milas’a yayılmış. Dayanışma bazen idari bir kararnameyle değil, cesaretle de sağlanabilir.
Üreten kadınların ekonomisi
Yeşilyurt, Bayır ve Yatağan’daki Kadın Yaşam Merkezleri bugün artık yalnızca birer sosyal tesis değil. Orada kurulan atölyeler, çocuk oyun alanları, hukuki danışma masaları “Kadın yalnız değildir ve kadın yalnız bırakılmayacaktır” fikrinin özeti. Kadınların burada ürettiği dokuma, seramik, el emeği ürünlerin MELSA mağazalarında ve dijital satış noktalarında yer bulması ise ekonominin yeniden tanımıdır. Zira bu yöntemle sadece ürün satılmıyor; kadın emeği toplumsal değer haline geliyor. Kadınların iş yaşamına katılımını desteklemek üzere 6 gündüz bakım evi aracılığıyla 848 çocuk hizmet alıyor.
“Erkek işi” denen yargıların sonuna doğru
Marangozluk, tesisat, boya, onarım… Bir kadına hâlâ “Sen yapamazsın” denilen alanlar. Muğla’da başlatılan “Hayatımın Ustasıyım” projesi, toplumsal cinsiyetin elleriyle çizdiği görünmez sınırları tek tek siliyor. Kadınlar ellerine matkap, fırça, kerpeten alıyor. Sırf kendileri için değil; kız çocukları için, “kadınlar yapamaz” cümlesini duymaya alışmış bütün toplum için.
Kent yönetiminde kadın yönetici artışı
Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde kadın istihdamı artmış. 1.024’ten 1.657’ye yükselmiş. Yönetici koltuklarında oturan kadın sayısı 42’den 73’e çıkmış. Burada Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’a bir parantez açalım, zira aynı toplantıda yaptığı konuşmada eşitlikçi kent vizyonuna yönelik örneklemeler yaptı. Menteşe Belediye Başkanı olarak kendisinin yanında İlçe Başkanı ve Gençlik Kolları başkanının kadın olduğuna dikkat çekti. Köksal Aras, Bayır Mahallesi’nde yeni bir kreş açacaklarını, bölgedeki sanayi alanlarıyla uyumlu olarak kadınların sosyal yaşama daha kolay dahil olmasını hedeflediklerini de açıkladı. Hiçbir çalışmanın tesadüf olmadığını, şiddetsiz bir toplum inşa edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Yanılmıyorsak Bayır’da açılacak kreş yarın düzenlenen törenle hizmete girecek.
Kadın Sığınma evi
Muğla’da açılan Kadın Sığınma Evi’nin adresi açıklanmıyor. Böyle olması gerekiyor. Ama biliyoruz ki o kapıların ardında 19 kadın ve 9 çocuk şu an yeniden hayata tutunma cesaretini topluyor. Her biri için: Hayatta kalmak, kalmak yetmez; yeniden kurmak gerekir. Kent sadece binalar değil, yaşayanların birbirine nasıl baktığıyla da kenttir. Hatta Cengiz Bektaş hocamızın dediği gibi; “kent insanın en insan olduğu yerdir.”
Kadın Dostu Kent programına dahil olmak
İl genelinde 28 mahallede kurulan Kadın Mahalle Meclisleri, 509 kadının aktif yer aldığı yerel bir demokrasi pratiği. Kadınlar artık yalnız oy veren değil; oy kuran, söz söyleyen, yön gösteren. Muğla’nın Birleşmiş Milletler ve Türkiye Belediyeler Birliği’nin Kadın Dostu Kentler Programına dahil edilmesi tesadüf değil. Bu sadece bir unvan değil; bir kent kültürünün adı. Bir tespitle bitirelim. Muğla’da kadınlar, kentin geleceğini beklemiyor; onu kendileri örüyor. Bazı şehirlerde değişim böyle oluyor. Yavaşça, sabırla ve geri dönülmez biçimde…




