YENİ Parti 1. Olağan Kurultayı takvimi kapsamında gerçekleştirilen Muğla İl Başkanlığı ön seçiminin galibi, kurucu il başkanı Nail Kızıl oldu. Rakamlar açık. Nail Kızıl 8 bin 738 oyla toplam oyların yüzde 52,92’sini aldı. Süleyman Girgin ise 7 bin 574 oyda, yüzde 47,08’de kaldı. İki aday arasındaki fark 1164 oy. Kızıl, rakibinin 5,84 yüzde puan önünde seçimi tamamladı. Peki, bu sonuç bize ne anlatıyor? Önce ilçelere bakalım. Fethiye, seçimin en çarpıcı tablosunu ortaya koydu. Nail Kızıl 2 bin 231 oy alırken Süleyman Girgin 201 oyda kaldı. Aradaki fark 2 bin 30 oy. Fethiye’yi 1.293 oyluk farkla Menteşe izledi. Ardından Datça ve Marmaris geliyor. Bodrum’u da unutmayalım. Kongreler sürecinde Bodrum ilçe başkanının izlediği politikaya tepki duyanların sandığa gitmediği yönünde değerlendirmeler yapıldı. “Nail Bodrum’dan oy alamaz” diyenler yanıldı. Nail Kızıl, Bodrum’dan 851 oy aldı. Bu tablo, ilçe örgütlerinin tavrının ve üyelerin tercihlerinin sonuç üzerindeki etkisini yeniden tartışmaya açıyor. Ancak meselenin asıl boyutu, oyların ilçelere dağılımından daha büyük. Bize göre; Muğla’da eski siyaset anlayışı ciddi bir sınavdan geçti. İl başkanlığı ön seçiminde sandık; yıllarca siyaseti düğünlere, cenazelere, nişanlara, nikâhlara ve sünnet törenlerine kodlayanlar, siyasi gücü toplumsal ilişkilerde, görünürlükte ve kişisel temaslarda arayanlar, ölü evinin yasçısı, düğün evinin sazcısı olmayı siyaset zanneden anlayışın karşısına üyelerin doğrudan iradesini çıkardı.
Nail Kızıl’a “çekil” diyenler kaybetti…
İlçe kongrelerinde adaylık süreçlerine müdahale edenler !
Her ilçede toplantılar yaparak örgütlere ayar vermeye çalışan bürokratlar !
Örgüt dışı tasarımlara destek veren yöneticiler !
Sendikaların özgür seçimlerine müdahale edenler !
İl başkanlığı adaylığı sürecinde, örgütün tercihine kendi hesabını dayatmaya çalışanlar kaybetti…
Hepsi, bu sonucun siyasi anlamı üzerine düşünmek zorunda. Çünkü bu seçimde sandık, kapalı kapılar ardında yapılan hesapların ötesinde bir irade ortaya koydu.
Peki, kim kazandı?
Üyeler kazandı. Örgütler kazandı. Hür irade kazandı. Demokrasiye olan inanç kazandı. Partiye kayıtlı binlerce üye, parti emekçileri ve bütün baskılara karşın özgür iradeleriyle sandığa giderek oy kullanan belediye işçileri, farklı ideolojik birikimleriyle Muğla’nın devrimci çatısını oluşturan Muğla Devrimcileri kazandı. Bu sonucun toplumsal ve siyasal anlamı içinde onların da yeri var. Bir kez daha hatırlatalım. Parti içi demokrasi, sadece sandık kurmakla tamamlanmıyor. Demokrasi; sandığın sonucuna saygı duymak ve üyelerin kararını siyasetin temel ölçüsü olarak kabul etmek olarak da tanımlanıyor.
YENİ Parti kongreler sürecinde, Genel Başkan Özgür Özel’in üye bazında ön seçim yapılacağını açıklamasından bu yana örgüt iradesinin önemine dikkat çeken yazılar kaleme aldık. “Sandıkla aranıza ruhban sınıfları sokmayın. Söz de karar da üyenin” dedik. Örgüt dışından geliştirilen siyasi mühendislik girişimlerine karşı uyarılarda bulunduk. Sol, sosyalist kültürden gelen birisi olarak bir siyasi partinin geleceğini belirlemesi gereken iradenin o partinin üyelerine ait olduğuna inandık. Demokratik siyaset; üyelerin yerine karar verenler, örgütün iradesini kendi hesaplarına göre biçimlendirmeye çalışanlar, siyaseti dar kadroların tasarrufuna bırakmak isteyen anlayışla sürdürülemez.
Muğla İl Başkanlığı ön seçimi, bu tartışmanın somut örneklerinden birisi olarak kentin siyasi tarihindeki yerini aldı. Ön seçim sonucu iki aday arasındaki oy dağılımını göstermenin ötesinde üyelerin karar süreçlerindeki yerini ve örgüt iradesinin siyasal önemini de gündeme taşıdı. Süreçte kaleme aldığımız yazılardan birisinde; “Örgüt iradesi korunursa siyaset kendi zeminine dönecektir” tespitinde buluşmuştuk.
Öyle de oldu. Siyaset kendi zeminine döndü…




