CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Milas’ta gerçekleştireceği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi öncesinde, Adalet ve Kalkınma Partisi Muğla İl Başkanlığı ve Muğla Milletvekili Kadem Mete tarafından kamuoyuna taşınan bir iddia, kent gündeminde tartışmalara yol açtı. AK Parti kanadı, Cumhuriyet Halk Partisi Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey’e ait arazide zeytin ağaçlarının kesildiğini ileri sürdü. Paylaşılan görsel ve videolarla birlikte, “Akbelen’de zeytin ağaçlarının korunmasına yönelik söylemlerle çelişki oluştuğu” iddiası kamuoyuna yansıtıldı. Ahmet Kılbey ise söz konusu arsayı sattığını ve 29 Aralık 2025 tarihi itibarıyla araziyle tüm hukuki bağının sona erdiğini belirtti. Taşınmazın herhangi bir maden ya da enerji şirketine devredilmediğini vurgulayan Kılbey, hakkındaki suçlamaları “siyasi iftira ve itibar suikastı” olarak nitelendirdi.
Tapu Kayıtları ve Vekâletname İddiası
AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör ve Milletvekili Mete tarafından yapılan değerlendirmelerde ise tapu kayıtlarında taşınmazın Kılbey adına göründüğü, alıcı olarak Kılbey’in damadı ve Milas Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü Cenk Soydan’ın isminin geçtiği ileri sürüldü. Ayrıca tapuda tamamlanmış bir satış işlemi bulunmadığı, tapu devri yapılmadan kapsamlı bir vekâletname düzenlendiği iddiası da kamuoyuna taşındı.
CHP’den “Gündem Saptırma” Tepkisi
CHP kanadından da art arda açıklamalar geldi. CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, Kadem Mete’nin açıklamalarının 15 Şubat Pazar günü Genel Başkan Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleştirilecek miting öncesinde gündemi saptırma girişimi olduğunu savundu. Özcan, bu yaklaşımın gerçek sorunları örtmek ve kamusal sorumluluktan kaçmak için kurgulanan bir siyasal iletişim pratiği olduğunu ifade etti.
Soruşturma Süreci ve Akbelen Bağlantısı
Tartışma sosyal medyada geniş yankı bulurken konu ulusal basına da yansıdı. Muğla Valiliği’nin zeytin ağacı kesimine yönelik yapılan tespitler sonucu idari ve hukuki soruşturma başlattığına dair haberler yayımlandı. İddialara ilişkin hukuki sürecin başlatılması gündeme gelse de, asıl merak edilen başlık, tartışmanın Milas’ta 679 parsel için alınan acele kamulaştırma kararına karşı düzenlenen mitinge nasıl yansıyacağı oldu. AK Parti İl Başkanlığı, “Akbelen’de ‘zeytin namustur’ diyen CHP Genel Başkanı, hafta sonu Milas meydanlarında bu ‘ruhsatlı zeytin kıyımını’ da anlatacak mıdır?” sorusunu yönelterek tartışmanın dozunu artırdı.
İstifa ve Siyasi Hamleler
Mitinge saatler kala yeni bir gelişme yaşandı. CHP Muğla İl Başkanlığı ve Ahmet Kılbey’den istifa açıklaması geldi. İl Başkanlığı’nın yazılı açıklamasında, partinin yereldeki duruşunun ve genel merkez çizgisinin kişisel görüşlerin üzerinde olduğu vurgulanarak, kurumsal yapının zarar görmemesi adına Kılbey’in görevinden ayrıldığı belirtildi. Kılbey ise yaftalandığını, partiye zarar vermemek ve genel başkanı zor durumda bırakmamak için istifa ettiğini duyurdu. Bu kez AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör’den “istifa yetmez, mitingi iptal edin; Milas halkından özür dileyin” çağrısı geldi. Ancak bu çağrı sahadaki süreci değiştirmedi.
Milas Meydanında Verilen Mesajlar
Tüm tartışmaların ortasında Özgür Özel, Milas mitinginde halka seslendi. Konuşmasında şu başlıklar öne çıktı:
“CHP’li belediyelerimiz akılda tutulmayacak kadar çok hizmet yaptılar.”
“89’uncu kez meydandayız; durmadık, durmayacağız.”
“Erdoğan; bu gidişi durdurmayacağım ama sen de Cumhuriyet Halk Partisi’nin gelişini durduramayacaksın.”
“Akbelen direnişini saygıyla karşılıyorum. Yurt savunması için olan yetki, düşmanı savmak için değil; Akbelen’i Limak’a vermek için kullanıldı.”
“Gelire göre kira dönemi başlatacağız.”
“Çiftçinin kredisinde geri adım attırdık.”
“Bize katıl; bu iktidarı değiştirelim.”
Özel’in konuşmasında hem yerel gündeme hem de genel siyasi atmosfere dönük güçlü mesajlar dikkat çekti.
Seçim Atmosferinin İlk İşaretleri
Hafta sonunda yaşanan gelişmeler, karşılıklı sert açıklamalar ve meydan dili, Muğla’da ve genel siyasette seçim dönemine girildiğinin güçlü işaretlerini verdi. Zeytin ağaçları üzerinden başlayan tartışma, kısa sürede yerel bir polemikten çıkarak siyasi konumlanma ve meydan mücadelesine dönüştü. Görünen o ki; Milas’taki miting yalnızca bir çevre meselesi olmanın ötesinde yaklaşan seçim sürecinin de habercisi oldu.




