Danıştay’ın Kıyı Planına Yürütmeyi Durdurma Kararı

4

TMMOB Mimarlar Odası Muğla Şubesi, Aydın-Muğla İlleri 1/50.000 Ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’na ilişkin açtığı davada önemli bir yargı kararı çıktığını duyurdu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 18 Eylül 2020 tarihinde onaylanan plana karşı iptal ve yürütmenin durdurulması istemiyle dava açılmıştı. Davayı karara bağlayan Danıştay 6. Dairesi, söz konusu plan hakkında oybirliğiyle yürütmenin durdurulmasına hükmetti. Kararın, Muğla kıyılarının ve doğal alanlarının korunması açısından önemli bir gelişme olduğu belirtildi.
Plan Muğla’nın 10 İlçesi Kapsıyor
Kıyı planı her ne kadar Aydın-Muğla kıyı planı olarak hazırlansa da, Muğla’nın 10 ilçesini, Aydın’ın ise 3 ilçesini kapsıyor. Muğla’da; Kuzey Milas, Menteşe, Ula, Datça, Güney Marmaris, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman, Marmaris, Fethiye ve Seydikemer bölgesi… Aydın’da ise; Kuşadası, Söke ve Didim…
Beş Yıllık Hukuk Mücadelesinde Kritik Eşik
Mimarlar Odası Muğla Şubesi, dün düzenlediği basın toplantısında yargı kararına ilişkin detayları açıkladı. Mimarlar Odası hizmet binasında gerçekleştirilen toplantıda, Danıştay 6. Dairesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararına ilişkin açıklamayı Mimar Rana Bozkurt yaptı.
Karar Emsal Niteliğinde
Bozkurt, yaklaşık beş yıldır süren dava sürecinde çıkan bu kararın yalnızca Mimarlar Odası için değil, İlçe Kent Konseyleri, çevre örgütleri ve Muğlalılar için de önemli bir kazanım olduğunu vurguladı. Türkiye kıyılarında 12 bölgede hazırlanan bütünleşik kıyı alanları planları içinde bu kararın emsal niteliği taşıdığına dikkat çekti. Bozkurt, 2021’de açılan ilk davanın ardından planın 2023’te yeniden askıya çıkarılması üzerine ikinci davayı açtıklarını, ancak revize edildiği belirtilen planda itirazlarının dikkate alınmadığını ve bazı koruma alanlarının lejant değişikliğiyle yapılaşmaya açıldığını tespit ettiklerini ifade etti. Bodrum’dan Fethiye’ye uzanan hatta yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda planın bilimsel esaslardan uzak, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğunun ortaya konulduğunu belirtti. Ayrıca Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne uyulmadığını ve Stratejik Çevresel Değerlendirme sürecinin işletilmediğini söyledi. Bozkurt, bu plana dayanılarak hazırlanan alt ölçekli uygulamaların ve verilen izinlerin de durdurulması gerektiğini vurgulayarak sürecin takipçisi olacaklarını dile getirdi.
Planın Zihniyeti Tartışma Konusu
Toplantıda sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin sorumuzu Mimar Gamze Türk Oğuz yanıtladı. Türk Oğuz, yaklaşık beş yıldır süren bir davadan bahsettiklerini, verilen kararın bir iptal değil, yürütmenin durdurulması kararı olduğunu hatırlattı. Ancak kararın içeriğinin güçlü olduğunu belirterek iptal kararının da gelebileceğini ifade etti. Asıl meselenin planın revize edilip edilmeyeceğinden çok, nasıl bir anlayışla yeniden ele alınacağı olduğunu vurgulayan Türk Oğuz, kamu yararını gözetmeyen bir planlama zihniyetinin değişmesi gerektiğini söyledi. Dava dilekçelerinde 30 ayrı hukuka aykırılık başlığı bulunduğunu, planın bilimsel temelden yoksun, güncel verilerden uzak ve katılımcı bir süreç işletilmeden hazırlandığını belirten Türk Oğuz, Muğla kıyılarının taşıdığı özgün değer nedeniyle bundan sonraki süreçte akılcı, bilimsel ve kamu yararını önceleyen bir yaklaşım izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Revizyon mu, İptal mi?
Verilen kararın yürütmeyi durdurma niteliğinde olması, sürecin henüz tamamlanmadığını gösteriyor. Bakanlığın planı revize etmesi ya da karara itiraz etmesi olasılığı gündemde. Ancak hem bilirkişi raporunun kapsamı hem de mahkemenin oybirliğiyle verdiği karar, önümüzdeki süreçte planın geleceğine dair belirleyici bir hukuki zeminin oluştuğuna işaret ediyor.

Haberi Paylaş