Çalsın Davullar

6

Ramazan ayını diğer aylardan ayıran yalnızca oruç değildir. Oruç, bu ayın ibadet boyutudur ama Ramazan’ı Ramazan yapan, sokakta, mahallede, evlerin penceresinde hissedilen o ortak iklimdir. İşte o iklimin en güçlü sembollerinden biri de Ramazan davuludur.
Davul sesi, sahur vaktinin işaretidir. Bir geleneğin, bir hafızanın, bir kültürün yankısıdır. Gecenin en sessiz anında yükselen o tokmak sesi, aslında bir çağrıdır: “Uyan, paylaş, hazırlan.” Sofraya, birlikte yaşama bilincine de çağrıdır.
Yasaktan Karara; Menteşe’de Değişen Yaklaşım
Muğla merkezde, Menteşe’de uzun yıllar Ramazan davulunun uzun yıllar çalınmasının yasaklanmış olması, bu sembolün ne kadar tartışmalı bir alana itildiğini gösteriyordu. Oysa mesele yalnızca bir ses meselesi olmasının ötesinde mesele gelenek ile modern kent yaşamı arasında kurulan dengenin nasıl yorumlandığıydı.
Yeni yönetimle birlikte bu konuda farklı bir yaklaşım benimsendi. Diğer ilçelerde durum ne bilmiyoruz. Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, vatandaşlardan gelen talep üzerine belediye meclisinde alınan kararla Ramazan davulunun yeniden çalınmasına olanak tanıdı. Bu karar, sadece teknik bir düzenlemeden çok yerel mirasa, kültüre ve toplumsal hafızaya dair güçlü bir irade beyanıydı. Başkan Köksal Aras’ın yeni dönemde kent kimliğine ve vizyonuna ilişkin “inanç merkezi” ve “su medeniyeti” vurgusu, Ramazan davulu konusunda alınan bu kararla somutlaştı.
Gelenek ile Modern Hayat Arasında Denge
Elbette modern kent yaşamında herkesin hassasiyeti farklıdır. Gürültü, çalışma saatleri, yaşam düzeni… Bunların hepsi dikkate alınması gereken gerçeklerdir. Ancak gelenekleri tümden yok saymak da çözüm değildir. Asıl mesele, ortak yaşam kültürü içinde dengeyi kurabilmektir.
Ramazan davulu kimileri için nostaljidir, kimileri için çocukluk anısıdır, kimileri içinse sahura kalkmanın pratik bir yoludur. Ama hepsinin ötesinde ramazan davulu  bir şehrin ruhuna ait bir sestir. O ses, bir yaşam kültürünü ötesinde dayanışmayı hatırlatır.
Bir Sesin Ötesinde; Aidiyet Meselesi
Bugün bir Ramazan pidesinin 35 TL olduğu bir ekonomik tabloda, geleneklerin maddi tarafının yanında manevi tarafı daha da önem kazanıyor. Çünkü hayat pahalılaştıkça, insanı ayakta tutan şey yalnızca gelir düzeyi değil yaşam kültürüne ve geleneklere duyulan aidiyet duygusudur.
“Çalsın Davullar”… Bu çağrı; kültürümüz yaşasın, hafızamız diri kalsın, farklılıklarımızla birlikte yaşamayı öğrenelim demektir. Yasaklamak yerine düzenlemek, yok saymak yerine yönetmek, çatışmak yerine uzlaştırmak demektir.
Ortak Hafızaya Çağrı
Ramazan, sosyal bir aydır. Dayanışmanın, paylaşmanın ve hoşgörünün ayıdır. Eğer bu ayda bir şehrin gecesinde davul sesi yankılanabiliyorsa o şehir geçmişiyle bağını koparmamış demektir. Ramazan davulu, Ramazan’ı Ramazan yapan sestir.
Öyleyse; “Çalsın davullar”…
Çalsın ki sahur vaktinde sofralarla birlikte ortak hafızamız da uyansın.
Hayırlı Ramazanlar…

Haberi Paylaş