Bir Paylaşımın Siyasi ve Toplumsal Sonuçları…

20

Bir önceki yazıda Milas’ta şehit cenazesinde ortaya çıkan görüntülere dair yorumların ardından Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un oğlu, CHP İl Yönetim Kurulu Üyesi Berkay Topuz’un yaptığı paylaşımın polemik yarattığını belirtmiştik. Baba-oğulun birlikte olduğu fotoğrafla yapılan paylaşımın dilinin kamu görevi yürüten bir siyasetçinin taşıması gereken sorumlulukla bağdaşmadığını vurgulamıştık. Sosyal medyada disiplin süreci, görevden alınma veya ihraç çağrılarının yükselmesinin de bu nedenle şaşırtıcı olmadığına dikkat çekerek, paragrafı Ece Ayhan’ın; ‘oğullar, oğulluktan sessizce çekilmesini bilmeli’ tespiti ile bitirmiştik.
Tepkiler sonrasında gelen özür
Paylaşıma yönelik tepkilerin büyümesinin ardından Berkay Topuz bir açıklama yaparak özür diledi ve paylaşımın “sadece haberi yapan haber sitesine yönelik” olduğunu ifade etti. Ancak açıklama, kamuoyundaki rahatsızlığı gidermeye yetmedi. Zira burada esas mesele, kime yönelik olursa olsun, kullanılan dilin ve üslubun bir siyasetçi olarak kendisine yakışıp yakışmadığı idi. Hem bir belediye başkanının oğlu hem de partinin il yönetiminde görev alan bir genç siyasetçinin, kamuoyunun hassasiyetlerinin bu denli yüksek olduğu bir konuda çok daha dikkatli olması beklenirdi. Siyasette her söz, her jest ve her paylaşım temsil edilen kuruma ötesinde en yakınlarına mâl olabilir. Bu nedenle sorumluluk makamında bulunan kişilerin, özellikle de aile bağları nedeniyle zaten göz önünde olan genç yöneticilerin, sosyal medya paylaşımlarını ve dilini özenle seçmesi gerekir.
Kişisel öfke mi, kamusal sorumluluk mu?
Yanlış bir ifadeyi geri çekmek, özür dilemek ya da paylaşımı silmek zayıflık değil; siyasi olgunluğun ve kurumsal aidiyetin göstergesidir. Elbette bu olgunluğun çoğu zaman kendi kendine değil, yükselen toplumsal tepkinin hatırlatmasıyla devreye girdiğini de unutmamak gerekir. Nitekim bu olayda da özür, bir iç muhasebenin doğal sonucu olmaktan çok, kamuoyunun haklı eleştirilerinin zorunlu kıldığı bir siyasi refleks olarak kabul gördü. Bu da bize siyasetin kişisel öfke anlarıyla değil, kamusal sorumluluk bilinciyle yürütülmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmış oldu.
Aile bağlarının siyasi bedeli
Bu noktada asıl zorluğu kuşkusuz yerel siyasetin çok önemli isimlerinden birisi olan Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz yaşıyor. Kendi kontrolü dışında yaşanan bu gelişme; hem kamuoyu tarafından kendisine yönelen eleştirileri artırıyor hem de yürüttüğü belediye hizmetlerinin önüne istenmeyen tartışmaların geçmesine yol açıyor. Bir siyasetçinin en çok dikkat ettiği şeylerden biri, emek vererek oluşturduğu güven algısının aile fertlerinin davranışları nedeniyle yıpranmasıdır. Berkay Topuz’un paylaşımı da bu açıdan bakıldığında, Fevzi Topuz’un yıllara dayanan siyasi tecrübesine, yerelde oluşturduğu güvene ve dengeye zarar verme potansiyeli taşıyor. Bu tür durumlarda, bir belediye başkanının hem kendi sorumluluklarını yerine getirmesi hem de aile içi sınırları koruması kolay değildir.
Siyasetin getirdiği zorunluluk
Tam da bu nedenle, siyasette ailenin de yakın çevrenin de aynı sorumluluk bilinciyle hareket etmesi bir tercih değil zorunluluktur. Aksi hâlde bireysel reflekslerle yapılan paylaşımlar, sadece kendisinin değil, ailesinin ve temsil ettiği kurumun saygınlığının da hedefe alınmasına neden olabilir. Bu olay, aile bağlarının siyasette ne kadar hassas bir alan olduğunu bir kez daha hatırlatırken, dilin ve üslubun ölçüsünün kimi zaman kişisel değil, siyasal bedeller doğurabileceğini de açık biçimde gösteriyor. ‘Umarız genç siyasetçiler bir daha bu tür hatalara düşmezler’ temennisiyle bitirelim.

Haberi Paylaş