Belediyeler Neden Akbelen’de?

10

Belediyeler kentlerin tarihsel, çevresel ve kültürel kimliğini koruyan, bu bilinci mümkün kılan hukuki yapılardır. Bu cümle bir temenninin ötesinde Anayasa’nın, yerel yönetim anlayışının ve kamu vicdanının özetidir. Ama Akbelen’de yaşananlar bize bir kez daha gösteriyor ki, merkezi kararlar bu hukuki gerçeği görmezden gelmekte ısrarcı.
Bir Gecede Alınan Karar
Milas İkizköy ve çevresindeki 679 parsellik tarım arazisi, 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile linyit madeni üretimi için acele kamulaştırıldı. Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar… Bu yerleşkeler haritada bir koordinat değildir, yaşam alanı, üretim kültürü ve hafıza mekânlarıdır. Oysa aklaşık 6 milyon metrekarelik zeytinlik, tarım arazisi ve doğal örtü bir gecede “kamu yararı” gerekçesiyle yok sayıldı.
Seçim Geçti, Engel Kalktı mı?
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, geçtiğimiz gün linyit madeni üretimi için acele kamulaştırma kararına direnen yurttaşlarla Akbelen’de bir araya geldi. Başkan Aras, bu kararın sürpriz olmadığını söyledi. Zira benzer bir karar 2024’te alınmış, seçim atmosferi nedeniyle geri çekilmişti. Bugün fark ne? Aras’ın ifadesiyle artık zeytinliklerin taşınması adı altında yapılan çevre katliamının önünde siyasi bir engel kalmadı.
“Bir Kara Kömür İçin Bu Memleket Yok Edilemez”
Akbelen’de yükselen ses sadece siyasi değil, insani bir çığlık. “Toprağımızı, vatanımızı, suyumuzu, havamızı asla vermiyoruz” diyen yurttaşlar, kamulaştırma kararına rağmen yerlerinden çıkmayacaklarını haykırıyor. Bu, bir mülkiyet meselesinin ötesinde yaşam hakkının savunusu.
Dinamit, Su ve Bilimin Uyarısı
Akbelen’deki direnişe destek veren Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ise açıklamasında başka bir soruna dikkat çekti. Başkan Topuz, dinamit meselesini İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi akademisyenleriyle değerlendirmiş. Bilim insanlarının uyarısı net: 25 kilonun üzerindeki dinamit patlatmaları, yeraltı su kaynaklarını geri dönülmez biçimde başka mecralara yönlendirebilir. Bu raporlar ilgili kurumlara iletilmiş. Ancak uyarılar dikkate alınmamış; dinamit miktarı artırılmış. Bugün Milas’ın etrafına bakıldığında, dağ eteklerinde açılan yaralar birer çevresel iz değil, açık birer ihmal belgesi…
“Bu Topraklarda Yaşamadılar”
Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ise süreci hukukun ötesinde vicdani açıdan tarifledi. Mandalinci, “Bugün bu kararı verenler bu topraklarda yaşamadılar, bir tane ağaç dikmediler, bir tane hayvan yetiştirmediler. O hayvanın etinden, sütünden faydalanmadılar. Bu çileyi çekmedikleri için bu kararı verirken vicdanları sızlamadı” dedi. Mandalinci’nin sözleri, karar alma mekanizması ile yaşamın gerçekliği arasındaki kopukluğu açıkça ortaya koydu. Mandalinci devam etti: “Bugün bu kararı verenler 100 yıl sonra hayatta olmayacak. Ama bu ormanlar 100 yıl önce de buradaydı, 100 yıl sonra da burada olacak. Biz bunu bilerek, doğru şekilde, doğru yerlere nüfuz ederek mücadelemizi omuz omuza sürdüreceğiz”…
Belediyeler Neden Akbelende?
Belediyeler yalnızca asfalt döken, ruhsat veren kurumlar değildir. Belediyeler; kentin hafızasını, doğal varlıklarını, üretim kültürünü, sürdürülebilir yaşam hakkını korumakla yükümlü hukuki ve toplumsal yapılardır. CHP’li belediyeler bu nedenle oradadır..

Haberi Paylaş