AK Parti’de Yeniden Yapılanma

17

AK Parti Muğla İl Teşkilatı’nda bir süredir devam eden belirsizlik, yeni yönetim kurulu listesinin açıklanmasıyla sona erdi. Parti içinde yaşanan değişim, yalnızca bir kadro yenilenmesi olarak değil, Ankara’nın Muğla örgütüne yönelik stratejik yaklaşımının da bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
İstifadan Atamaya
Bilindiği gibi Muğla AK Parti teşkilatı uzun süredir sokağa taşan bir rekabetin içindeydi. Bir yanda milletvekili Kadem Mete’nin hiyerarşik disiplini, diğer yanda ‘Şehrin Ağabeyi’ olarak tanımlanan Aydın Ayaydın’ın bürokratik ağırlığı il yönetimini  iki farklı güç merkezi arasında denge kurma çabasına yöneltti ancak bu çaba bir sonuca ulaşamadı. Sonunda teşkilat, Ankara’nın gölgesiyle Muğla’nın yerel gerçekliği arasında sıkışıp kalmıştı. İl Başkanı Haluk Laçin’in 18 Eylül’deki istifası, bu rekabetin sonucunda teşkilat içindeki uyumsuzluk iddialarının ardından gelmişti. AK Parti Genel Merkezi, yaklaşık bir ay sonra 17 Ekim’de Cengizhan Güngör’ü il başkanı olarak atayarak yeni dönemin siyasi tonunu belirlemişti. Güngör’ün 20 Ekim’de görevi devralmasıyla teşkilatta yeniden yapılanma süreci fiilen başlamış oldu.
Kapsayıcı Bir Yapılanma
Açıklanan liste, 50 asil ve 25 yedek üyeden oluşuyor. Aksi iddia edilse de listede yer alan isimler; farklı kanatların, yerel güç gruplarının ve teşkilat içi dengelerin gözetilmeye çalışıldığını gösteriyor. AK Parti’nin Muğla’da uzun süredir yaşadığı oy kaybının altında yatan iç rekabetin törpülenmesi amacıyla daha kapsayıcı bir kadro tercih edildiği görülüyor. Asil üye listesinde geniş yelpaze, hem deneyimli isimlerin hem de yeni aktörlerin bir arada bulunduğu bir kompozisyon ortaya koyuyor. Bu yapı, teşkilatın yerel seçim performansını güçlendirmeyi hedefleyen ‘karışık model’ bir yapılanmaya işaret ediyor. Yedek listedeki isimler ise teşkilat için ihtiyaç duyulan esneklik ve hareket alanını sağlayan ikinci halkayı oluşturuyor. Parti içi görev dağılımında ilerleyen dönemde yapılabilecek revizyonlarda bu isimlerin devreye girmesi olası görünüyor.
Yönetimin İki Büyük Sınavı
Daha önce de ifade ettik; yeni yönetimin önünde iki temel sınav bulunuyor. İlki, Muğla’da yıllardır süren parti içi rekabeti sonlandırma çabası. İkincisi, bu rekabetin tabanda yarattığı motivasyon kaybını gidermek. Bu çerçevede açıklanan yönetim listesi, yalnızca bir kadro değişimi değil, AK Parti’nin Muğla’daki siyasal konumunu yeniden inşa etme stratejisinin ilk ayağı olarak görülüyor. Yeni il yönetimiyle birlikte AK Parti’nin uzun zamandır zorlandığı Muğla’da bütün parçaları yeniden yerli yerine oturtmaya çalıştığı hissediliyor. Bu çabanın başarısı, sadece kadronun niteliğine değil, bu isimlerin birlikte nasıl çalışacağına da bağlı olacak.
Muğla Siyasetinin Karmaşık Dokusu
Bir tespitle tamamlayalım. Muğla’da siyaset, yalnızca seçim sonuçlarıyla değil; toplumsal hafıza, yerel beklentiler ve parti içi ilişkilerin oluşturduğu karmaşık bir dokuyla şekilleniyor. Açıklanan liste bu nedenle bir formaliteden ibaret değil; AK Parti’nin bu dokuyu kendi lehine çözme ve yeniden kurma arayışının somut göstergesi niteliğinde. Yeni yönetimin, bu arayışın taşıyıcısı olup olamayacağını ise ancak zaman gösterecek.

Haberi Paylaş