Bir Siyasi Ayrılığın Dili: Gonca Köksal Aras Ne Söyledi?

23

Siyasette bazen bir konuşmanın söyledikleri kadar, söylemedikleri de önemlidir. Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek YENİ Parti’ye katılım töreninde yaptığı açıklama, bu açıdan yalnızca bir “parti değiştirme” konuşması olarak okunamaz. Çünkü konuşmanın satır aralarında, bir siyasi kararın gerekçesinden daha fazlası, ötesinde bir siyasi pozisyonun nasıl anlatılmak istendiği var. Ve belki de en önemlisi, geçmişle bağın nasıl kurulacağına ilişkin bilinçli bir tercih var. Kendisiyle kısa bir dönem çalışmış birisi olarak belirtmek isterim ki Gonca Başkan konu ne olursa olsun, sıradan açıklama yapmaz. Kendine özgü bir tarzı vardır. Birçok siyasetçide rastlanmayan bu hassasiyet başkanda vardır. Bu nedenle açıklamasını iyi irdelemek gerekir. Konuşmanın ilk dikkat çeken tarafı, kararın “ani” verilmediğinin özellikle vurgulanması. Gonca Köksal Aras, “Bugüne kadar aceleyle değil; gelişmeleri izleyerek, yol arkadaşlarımızla konuşarak, hemşehrilerimizin düşüncelerini dinleyerek ve vicdanımızın sesine kulak vererek hareket etmeyi tercih ettim” diyor. Bu cümle, aslında konuşmanın girişindeki temel siyasi savunma. Çünkü parti değiştiren bir siyasetçinin karşılaşacağı ilk soru bellidir: “Neden?”. Köksal Aras bu soruya doğrudan bir siyasi olay ya da isim üzerinden cevap vermek yerine, karar sürecini anlatıyor. Yani “Ben bu karara nasıl geldim?” sorusunun cevabını veriyor. Bu önemli bir tercih. Çünkü konuşma boyunca belirli bir kişiyi, bir grubu ya da CHP yönetimini hedef alan sert bir eleştiri görmüyoruz. Bunun yerine daha geniş ve daha kapsayıcı kavramlar öne çıkıyor. Cumhuriyet, demokrasi, adalet, eşitlik, ortak akıl, halkın iradesi… Bunlar konuşmanın siyasi omurgasını oluşturuyor. Buradan çıkan mesaj oldukça açık: Gonca Köksal Aras, siyasi değişimini CHP ile kavga ederek değil, kendi siyasal çizgisini yeniden tanımlayarak anlatmayı tercih ediyor. Konuşmanın belki de en stratejik bölümü ise geçmişe ilişkin kurduğu cümleler. “Geçmişimizi geride bırakarak değil; dostluklarımızı, tecrübemizi ve değerlerimizi yanımıza alarak güçlü bir şekilde çıkıyoruz”…  Bu cümle, siyasi ayrılığın bir “kopuş” olarak değil, bir “yol değişikliği” olarak tarif edilmek istendiğini gösteriyor. Yani geçmiş silinmiyor. Eski yol arkadaşları düşmanlaştırılmıyor. Birlikte yaşanmış siyasi deneyim değersizleştirilmiyor. Tam tersine, geçmişten alınan deneyim yeni yolculuğun bir parçası olarak tarif ediliyor. Bu, Türkiye siyasetinin alışık olduğu sert parti değiştirme retoriğinden farklı. Çünkü Türkiye’de siyasi geçişlerin ardından çoğu zaman eski partiye yönelik ağır eleştiriler, suçlamalar ve “artık her şey değişti” mesajları gelir. Gonca Köksal Aras’ın konuşmasında ise böyle bir dil tercih edilmiyor. Onun yerine “yeni yol” kavramı kullanılıyor. Bu da konuşmanın ikinci önemli mesajını oluşturuyor: “Yeni olan değerler değil, siyasi adres”… Çünkü konuşmanın devamında sıralanan değerlerin büyük bölümü aslında Cumhuriyetin kuruluş felsefesinden, sosyal demokrasinin temel ilkelerinden ve CHP’nin geleneksel siyasal söyleminden de tanıdık olduğumuz kavramlar. Cumhuriyet, laiklik, hukukun üstünlüğü, sosyal adalet, eşitlik, akıl ve bilim. Dolayısıyla konuşmanın ilginç tarafı burada ortaya çıkıyor. Gonca Köksal Aras, yeni siyasi adresini anlatırken eski siyasi adresinin değerlerinden bütünüyle uzaklaşmıyor. Aksine, “Benim değerlerim değişmedi; siyaset yapma biçiminde yeni bir yol arıyorum” mesajına yakın bir çerçeve kuruyor. Konuşmanın bir başka dikkat çekici yönü ise “kavga” ve “kutuplaşma” karşıtlığı. “Kavganın yerine diyaloğu, kutuplaşmanın yerine dayanışmayı, umutsuzluğun yerine umudu koyabiliriz” diyor. Burada yalnızca bir parti değişikliği açıklanmıyor. Aynı zamanda yeni siyasi hareketin nasıl bir siyaset yapması gerektiğine ilişkin bir tarif yapılıyor. Yani konuşmanın merkezinde iktidar mücadelesinden çok siyaset yapma biçimi bulunuyor. Bu da YENİ Parti’ye katılımın kişisel bir siyasi tercih olmanın ötesinde, yeni bir siyaset anlayışının parçası olarak sunulmak istendiğini gösteriyor. Bir başka dikkat çekici nokta ise “halk” vurgusu. Konuşmada “hemşehrilerimizin düşünceleri, halkın iradesi ve bize oy verenin de vermeyenin de” ifadeleri özellikle öne çıkarılıyor. Bu da yerel siyasetin temel aktörünün sadece parti değil, kent olduğu mesajını taşıyor. Nitekim konuşmanın sonunda Menteşe için çok net bir güvence veriliyor: “Menteşe Belediyesi dün olduğu gibi yarın da herkesin belediyesi olacak.” Bu söz önemli. Zira belediye başkanı, partisinden aldığı siyasi destekle seçilmiş olsa da görev süresi boyunca bütün kente karşı sorumlu. Gonca Köksal Aras, konuşmasında siyasi kimliğinden çok belediye başkanlığı kimliğini öne çıkarıyor, siyasi geçmişini reddetmeden yeni bir siyasi gelecek tarif ediyor. Gonca Köksal Aras’ın açıklamasını bir siyasi niyet beyanı olarak kabul ettiğimizi belirtelim. Eşi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın CHP’de kalmasının ayrı bir yazı konusu olduğunu ifade ederek bitirelim.

Haberi Paylaş