Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından merkez ilçe Menteşe’deki parklara yönelik başlatılan çalışmalar, özellikle Muğlaspor Parkı düzenlemesi üzerinden kamuoyunda tartışma yarattı. Parkta Muğla Beyaz Mermeri kullanılması ve yeşil alan oranının azaldığı yönündeki eleştiriler, vatandaş tepkisini beraberinde getirdi. Bu tepkiler üzerine Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras projeye ilişkin revizyon talimatı verdi. Aras, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Muğla insanını üzmek aklımdan bile geçmedi. Tamamen iyi niyetle hazırlanmış olursa olsun beğenilmeyen, kabul görmeyen hiçbir işe onay vermem düşünülemez. Bu doğrultuda devam eden park projesiyle ilgili eleştirileri saygıyla karşılayarak eleştirilen yönlerin revize edilmesi talimatını verdim”… Bu açıklama, yalnızca bir park düzenlemesine dair teknik bir değişikliğin ötesinde halkın rızasını esas alan bir anlayışın beyanı olarak yorumlandı.
“Biz de Hata Yapıyoruz”
Başkan Aras’ın geçtiğimiz günlerde düzenlenen Menteşe Çalıştayı’nda dile getirdiği “Biz de hata yapıyoruz” öz eleştirisi siyasetin kusursuzluk iddiası üzerinden yürütülemeyeceğine dair önemli bir vurgu içeriyordu. Yaklaşık iki dönümlük Muğlaspor Parkı’nda mermer kaplamanın sökülerek halkın beklentileri doğrultusunda yeniden düzenleme sürecinin başlatılması, bu sözlerin uygulamadaki karşılığı oldu. “Yanlışta ısrar etmeme” ve eleştiriye açık olma tavrı, somut bir adımla görünür hale geldi.
Çevre Mücadelesinde Aynı Çizgi
Ancak bu yaklaşımı yalnızca kent estetiği ve park düzenlemeleriyle sınırlı görmek eksik olur. Büyükşehir’in son dönemde çevre mücadelesi kapsamında attığı hukuki adımlar da aynı yönetim anlayışının daha geniş ölçekte sürdürüldüğünü gösteriyor. Zeytinlik alanları ve orman ekosistemini etkileyen projelere karşı açılan iptal davaları, ÇED olumlu kararlarına yönelik yürütmeyi durdurma başvuruları ve kıyı alanlarını tehdit eden enerji yatırımlarına karşı başlatılan hukuk süreçleri, büyükşehir belediyesinin çevresel hassasiyetleri gözeten tutumunun örnekleri arasında yer aldı. Muğla’da maden sahalarının genişletilmesine yönelik düzenlemelere karşı yapılan itirazlar, termik santral kapasite artışlarına karşı yürütülen hukuki girişimler ve doğal sit alanlarını etkileyen plan değişikliklerine açılan davalar da bu mücadelenin önemli başlıkları oldu.
Hizmetin Ötesinde Bir İrade
Tüm bu süreçler, Ahmet Aras’ın Büyükşehir belediye başkanı olarak yalnızca hizmet üretme sorumluluğuyla hareket etmediğini, aynı zamanda kentin doğal varlıklarını, tarım alanlarını ve yaşam alanlarını koruma iradesini kurumsal düzeyde ortaya koyduğunu gösteriyor. Park projesinde geri bildirimlere açık bir tutum sergileyen Başkan Aras’ın, çevresel konularda da gerektiğinde yargı yoluna başvurmaktan çekinmeyen, direnen bir çizgi izlemesi göz ardı edilmemeli. Bu yönüyle Başkan Aras’ın yönetim anlayışının kamu yararı ile doğa hassasiyetini birlikte gözeten bir perspektif üzerinden şekillendiğini söylemek mümkün.
Çimento Fabrikasına Yönelik İmar Planı İptali
Elbette bu memleketin bir metre karelik yeşil alanını ve her bir ağacını korumak önemli. Başkan Aras’a yönelik çevre değerlendirmesi yapılacaksa (!) bunun iki dönümlük bir alan ya da ağaç budamaları üzerinden değil, il genelinde tüm baskılara rağmen çevreyi korumaya yönelik yürüttüğü bütüncül çalışmalar dikkate alınarak yapılması daha hakkaniyetli olacaktır. Menteşe’ye bağlı Bayır Mahallesi ile Yatağan’a bağlı Deştin Mahallesi sınırında, Tekağaç mevkiinde kurulması planlanan Sanayi Tesis Alanının (Çimento Fabrikası) 1/5000 ölçekli imar planının Ahmet Aras başkanın bireysel önergesiyle iptal yolunun açıldığı unutulmamalıdır.
İmar Planlarını İptal Eden Yönetim Anlayışı
Muğla, çevreyi ve doğayı tehdit eden projelere ruhsat veren yerel yönetim anlayışından ruhsatı hükümsüz kılan imar planlarını iptal eden bir yönetim anlayışına geçiş yapmıştır. Bu dönüşüm, yeni dönemde Büyükşehir, Menteşe ve Yatağan belediye başkanlarının ve CHP’li meclis üyelerinin doğayı, ormanı ve yaşam alanlarını korumaya yönelik sergiledikleri kararlı duruş ve somut mücadele sayesinde mümkün olmuştur.




