Mahkeme Kararı Süreci Nasıl Etkileyecek?

2

Muğla 4. İdare Mahkemesi, Menteşe ilçesi Bayır Mahallesi Deştin’de planlanan çimento fabrikasına ilişkin Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi’nin imar planını iptal eden kararını hukuka aykırı bularak iptal etti. Böylece uzun süredir devam eden süreç yeni bir aşamaya taşındı. Kararın özü ise dikkat çekti. Mahkeme, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin planı iptal etme yetkisini kabul ediyor ancak iptal sürecinin usul yönünden eksik yürütüldüğüne hükmediyor.
Yetki Var, Usul Eksik
Muğla Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 13 Şubat 2025 tarihli ve 75 sayılı kararıyla, Bayır Mahallesi’nde 56, 57, 58 ve 817–829 numaralı parselleri kapsayan 1/5000 ölçekli nazım imar planı iptal edilmişti. Söz konusu plan, “Sanayi Tesis Alanı (Çimento Fabrikası)” kullanımını içeriyordu. Mahkemenin 21 Ocak 2026 tarihli kararında şu tespitler öne çıktı: İlgili kamu kurum ve kuruluşlarından görüş alınmadığı, yeterli analiz, etüt ve araştırmaların yapılmadığı, kamu yararını ortaya koyan teknik ve nesnel gerekçeleri içeren plan raporunun hazırlanmadığı, iptal kararının yalnızca belediye başkanlığı önergesi ve aynı tarihli komisyon kararı doğrultusunda alındığı… Bu gerekçeler doğrultusunda mahkeme, iptal kararını hukuka uygun bulmadı.
Süreç Nereye Evrilecek?
Karar, fabrikanın doğrudan onaylandığı anlamına gelmiyor. Ancak Büyükşehir Meclisi’nin iptal tasarrufu ortadan kalkmış oldu. Belediye yönetimi, karara itiraz edeceğini ve gerekli hukuki süreci başlattığını açıkladı.
Öte yandan süreç çok katmanlı ilerliyor. Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra Menteşe ve Yatağan belediyeleri de meclis kararlarıyla iptal işlemleri gerçekleştirmişti. Bu iptallere karşı davalar açılmıştı. ÇED raporunun onaylanmasının ardından firma imar durumu ve ruhsat talebinde bulunmuştu. Menteşe Belediyesi, mevcut koşullarda ruhsat veremeyeceğini firmaya bildirmişti. Muğla Valiliği tarafından belediyelere yönelik açılan davaların sonucu ise henüz netleşmiş değil. Dolayısıyla dün verilen karar, tek başına süreci bitirmiyor aksine yeni bir hukuki süreci başlatıyor.
Hukuki Teknik ile Siyasi İrade Arasında
Bu dosya, bir imar planı tartışmasının ötesinde yerel yönetimlerin planlama yetkisi ile yargı denetiminin nasıl işleyeceğine dair de önemli bir örnek oluşturuyor. Mahkeme, belediyenin yetkisini kabul ederken bu yetkinin kullanımında teknik,  yöntem ve kurallar açısından standartlara uyulması gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor. Bu durum, benzer plan iptallerinde de emsal teşkil edebilecek nitelikte. Siyasi irade tek başına yetmiyor, alınan her kararın güçlü teknik dosyalarla desteklenmesi gerekiyor.
Önümüzdeki Süreç
Büyükşehir Belediyesi’nin yapacağı itirazın sonucu belirleyici olacak. Eğer üst yargı mahkeme kararını onarsa, plan hukuki zeminde yürürlükte kalacak. Tersi durumda süreç yeniden şekillenebilir. Deştin’de planlanan çimento fabrikası dosyası, çevresel etkileri tartışılan bir yatırım olmanın ötesinde planlama hukuku açısından da yakından izlenen bir dava haline gelmiş durumda. Bu dava çevre mücadelesinin siyasi tavrın yanında savunuların bilimsel raporlar, somut çevresel veriler ve plan gerekçeleriyle desteklenmesi gerektiğini ortaya koydu. “Önümüzdeki günlerde hem belediyelerin atacağı adımlar hem de üst yargının değerlendirmesi, sürecin yönünü belirleyecek” tespitiyle bitirelim.

Haberi Paylaş