Geçtiğimiz günlerde Yeşilay Muğla Şube Başkanı Şenol Şengür, Muğla’daki bağımlılık oranlarına ilişkin düzenlenen basın toplantısında, “Alkol tüketiminde Türkiye birincisiyiz. Kokainde Türkiye 6’ncısı, kumarda ise Türkiye 4’üncüsüyüz” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklama Muğla kamuoyunda tepkiyle karşılanmıştı.
Tepkiler Sürerken Gözler Valiliğe Çevrildi
Tartışmalar devam ederken konu, Muğla Valisi İdris Akbıyık, 2025 yılına ilişkin il genelinde yürütülen asayiş ve güvenlik uygulamalarını değerlendirdiği toplantıda yeniden gündeme geldi. Gazeteci Bekir Tosun, Vali Akbıyık’a konuya ilişkin görüşlerini sordu. Tosun, Yeşilay Muğla Şube Başkanı Şenol Şengür’ün bağımlılık sıralamasına ilişkin kamuoyunda tepkiyle karşılanan açıklamasının “Türkiye’nin en fazla alkol tüketen yeri, Muğlalılar alkolik” şeklinde algılandığı hatırlatması yaptı.
Vali Akbıyık: “Bizde Böyle Bir İstatistik Yok”
Vali Akbıyık, Gazeteci Tosun’un hatırlatmasına yönelik, “Bizde bu konuda herhangi bir istatistik yok. Yani alkol tüketen iller sıralaması yok onu söyleyeyim. ‘Bu nereden yapıldı’ diye Şengür Başkanı arayıp sormadım, bu istatistiği nereden aldın diye. İlimizde acaba ben onu düşünüyorum. Otel sayısı 2 bin 50 civarında otel konaklama yerimiz var. 3,5 milyon turist var onları da bize mi yazdılar bilmiyorum. Biz ağzımızdan çıkan her cümleye dikkat ediyoruz. Muğla’nın gerçekten güzel turizm imajı var, zarar gelmesin diye dikkatli açıklama yapmak lazım. Bizde öyle bir bilgi yok” dedi.
Sorun Rakamlar Değil, Dayandığı Veri
Tam da bu noktada asıl mesele, bir açıklamanın doğru ya da yanlış olmasından öte, hangi veriye dayanılarak yapıldığıdır. Yeşilay gibi kamuoyunda güvenilirliği yüksek, toplumsal hassasiyetleri temsil eden bir kurumun yöneticisinin kullandığı rakamlar açık, denetlenebilir ve bilimsel verilere dayanmak zorundadır. Aksi halde iyi niyetle dahi söylenmiş sözler, toplumda yanlış algılara, hatta bir kentin itibarına zarar verecek sonuçlara yol açabilir.
İddialı Sıralamalar, Açıklanmayan Yöntemler
Muğla gibi turizmle, doğayla, kültürle anılan bir şehir için “Türkiye birincisi”, “ilk beş”, “ilk on” gibi sıralamalar son derece iddialı ifadelerdir. Bu tür sıralamaların hangi kurum tarafından, hangi yöntemle, hangi yıl ve hangi kriterlere göre hazırlandığı açıklanmadığı sürece, kamuoyunun bu bilgileri sağlıklı biçimde değerlendirmesi mümkün değildir. Nitekim Muğla Valisi İdris Akbıyık’ın da altını çizdiği gibi, valilik ve resmi kurumlar nezdinde bu yönde tutulmuş, teyit edilmiş bir istatistik bulunmamaktadır.
Bağımlılıkla Mücadelede Etiketleyici Dilin Riski
Toplumu bağımlılıklara karşı bilinçlendirmek elbette son derece kıymetlidir. Ancak bu mücadele, bilimsellikten ve kurumsal sorumlulukla birlikte yürütülmelidir. Yeşilay’ın misyonu şehirleri “alkolik”, “bağımlı” gibi genelleyici sıfatlarla anmak değil doğru verilerle, neden-sonuç ilişkisi kurarak, çözüm yollarını güçlendirmek yönünde olmalıdır. Aksi halde mesaj, amacından sapar; mücadele etmek istenen sorunlar yerine, tartışmanın kendisi gündemin merkezine oturur.
Kamuoyu na Açıklama Bir Zorunluluktur
Bu nedenle bağımlılıkla mücadele konusunda kişi ve kurumlarla başarılı çalışmalar yürüten Yeşilay Muğla Şube Başkanı Şenol Şengür’ün, kamuoyunda oluşan soru işaretlerini gidermek adına, paylaştığı verilerin kaynağını açıkça ortaya koyması, kullanılan istatistiklerin kapsamını ve yöntemini şeffaf biçimde açıklaması bir tercih değil, bir zorunluluktur. Çünkü kamusal alanda söylenen her söz, yalnızca söyleyeni değil temsil edilen kurumu ve yaşanılan kenti de bağlar. Muğla’nın ihtiyacı olan şey sansasyonel sıralamalar değil, bilimsel veriye dayalı, ortak akılla yürütülen bir bağımlılıkla mücadele hattıdır.




