Bafa Gölü Kurursa (!)

38

Tarım ve Orman Bakanlığı Ulusal Su Kurulu’nun 3. Toplantısında aralarında Bafa Gölü’nünde bulunduğu ülke genelinde birçok gölde kuruma tehlikesine yönelik Eylem Planı hazırlandı. Türkiye, iklim krizini artık raporlardan değil; kuruyan topraklardan, çekilen göllerden ve değişen yaşam pratiklerinden okuyor. Muğla Milas’ta bulunan Bafa Gölü, bu tablonun en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bir dönem balıkçılığı, kuş çeşitliliği ve çevresindeki tarımsal üretimle bölgenin can damarını oluşturan göl, bugün ciddi bir kuraklık riskiyle karşı karşıya. Ancak Bafa Gölü’nü yalnızca bir su kütlesi olarak görmek, meselenin özünü eksik bırakabilir.  Zira Bafa, doğayla birlikte binlerce yıllık bir hafızayı, insanlığın kültürel ve mitolojik katmanlarını da içinde barındırıyor.
Su ve Tarihin Buluştuğu Yer
Bafa Gölü’nün kıyısında yükselen Latmos (Beşparmak) Dağları ve Heraklia antik kenti, insan ile doğanın kurduğu ilişkinin sessiz tanıkları olarak varlığını sürdüren bir destinasyon. Kaya resimleri, antik yerleşimler, manastırlar ve kutsal alanlarla örülü bu coğrafya, yalnızca doğal bir alan olmanın yanında yaşayan bir kültürel mirası barındırıyor. Antik dönemin en önemli mitlerinden biri olan Endymion’un sonsuz uykusu ve Ay Tanrıçası Selene’nin aşkı da bu topraklarda hayat buluyor. Selene’nin her gece ay ışığıyla Endymion’u izlediğine inanılan bu coğrafyada bugün, gölün çekilen suları yalnızca ekosistemi değil, mitolojik sahneyi de sessizliğe gömebilir.
İklim Krizi ve Su Yönetimi
Geçtiğimiz haftalarda Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığında gerçekleştirilen Ulusal Su Kurulu’nun 3. Toplantısına ilişkin yapılan açıklamada ülke genelinde birçok gölde olduğu gibi Bafa Gölü’nde de yaşanan kriz yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanmadı. Kontrolsüz yeraltı suyu kullanımı, tarımsal sulamada verimsizlik, gölü besleyen su kaynaklarının kesintiye uğraması ve uzun yıllar boyunca bütüncül bir havza yönetiminin uygulanmaması gibi etkenlerin bugünkü tabloyu her geçen gün daha da ağırlaştırdığı belirtildi. Doğayı parçalara ayırarak yöneten her politikanın sonunda benzer ekolojik ve kültürel kırılmalar üretmesi kaçınılmaz oluyor.
Ulusal Eylem Planı
Ulusal Su Kurulu’nun, kuraklık riski altındaki göller için eylem planları hazırlama kararı ve Bafa Gölü’nün öncelikli göller arasında yer alması önemli. Bu planlar sulama sistemlerinin modernizasyonunu, yeraltı suyu çekimlerinin denetlenmesini, su kayıplarının azaltılmasını ve arıtılmış suların yeniden kullanımını kapsıyor. Ancak Bafa özelinde bu planların yalnızca su seviyesine odaklanması yeterli olmamalı. Bafa Gölü, aynı zamanda bir doğa, kültür ve turizm havzası olarak ele alınmalı. Arkeolojik alanların korunması,  doğal dokusunun sürdürülebilirliği ve Latmos Dağları’nın bütüncül biçimde değerlendirilmesi, bu eylem planının ayrılmaz parçaları arasında yer almalı.
Plan Yetmez, Uygulama Şart
Kağıt üzerinde kalan hiçbir plan, gölün çekilen kıyılarını geri getirmez. Bu süreçte merkezi yönetimin yanı sıra yerel yönetimler, bölge insanları, sivil toplum kuruluşları ve bilim insanları belirleyici bir rol üstlenmeli. Bafa Gölü’nün korunması, yerel halk sürecin dışında bırakılarak başarıya ulaşamaz.
Bafa ve Heraklia Sürdürülebilir Turizm İçin Bir Fırsat
Doğru politikalarla Bafa Gölü ve Latmos Dağları  Heraklia antik kenti, kitlesel turizmin tahrip edici baskısından uzak doğa, kültür ve mitoloji temelli sürdürülebilir bir turizm modeli için eşsiz bir potansiyele sahip. Yürüyüş rotaları, arkeolojik parklar, mitoloji temalı anlatılar ve ekoturizm uygulamaları, Muğla’nın turizm çeşitliliği yanında bölge halkı için yeni ve kalıcı bir ekonomik alan yaratmış durumda. Ancak bunun ön koşulu son derece açık: “Kuruyan bir gölün çevresinde ne turizm gelişir ne de yaşam sürer”…
Bafa Gölü Kurursa (!)
Bafa Gölü’nü korumak; sadece bir su kütlesini değil, Latmos Dağları’nın taşlara kazınmış hikâyelerini, Endymion’un uykusunu ve Selene’nin ay ışığını da korumaktır. Ulusal eylem planı bu yüzden yalnızca teknik bir belge olmanın yanında doğayı, tarihi ve geleceği birlikte savunan bir irade olmak zorunda. Aksi halde Bafa kurur, onunla birlikte bir medeniyet hafızası da sessizce yok olur.

Haberi Paylaş