Bu Meclis Kaçmaz!

7

İki gün önce bu köşeden “Büyükşehir Meclisi’nde Değişen Siyasi Aritmetik” başlıklı bir yazı kaleme almıştık. Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 13 Ağustos toplantısı öncesindeki siyasi tabloyu değerlendirirken şöyle demiştik: “Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi’nde 13 Ağustos toplantısı öncesinde sandalye sayıları değişmedi. Bir dönemin siyasi fotoğrafı da değişmeye başladı. Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay ile CHP’li meclis üyeleri Erol Can ve Mehmet Uyan’ın YENİ Parti’ye geçmesiyle birlikte, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından 49 üyeyle Büyükşehir Meclisi’nde en geniş grubu oluşturan CHP’nin sandalye sayısı (şimdilik) üç azaldı.” O cümledeki “şimdilik” sözcüğünün ne kadar yerinde olduğunu anlamamız için aradan iki gün geçmesi yetti. Siyasette “şimdilik” bazen bir ifadeden fazlasıdır, bir uyarıdır. Hele konu Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi ise… Daha dün yazdığınız sandalye hesabını bugün yeniden yapmak zorunda kalabilirsiniz. Nitekim öyle oldu.
Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay ve CHP’li meclis üyelerinin ardından bu kez Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş ile CHP’li 11 belediye meclis üyesinin bugün YENİ Parti’ye katılacağı açıklandı. Bu 11 belediye meclis üyesinden Can Sezen, İlhan Kural ve Özlem Yavuz aynı zamanda Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi. Dolayısıyla mesele yalnızca bir siyasi parti değişikliği değil. Mesele, doğrudan Büyükşehir Meclisi’nin aritmetiğini değiştiren bir gelişme.
Sandalyeler yer değiştiriyor
Yatağan’ın YENİ Parti’ye geçişiyle Büyükşehir Meclisi’nde CHP’nin sandalye sayısı 47’ye düşmüş, YENİ Parti ise 3 meclis üyeliği kazanmıştı. Şimdi Dalaman hamlesi geliyor. Sezer Durmuş ve Büyükşehir Meclisi üyesi üç ismin YENİ Parti’ye geçmesiyle birlikte CHP grubu 43’e gerileyecek. YENİ Parti grubu ise 7 üyeye çıkacak. Yani iki gün önce yazdığımız tablo, bugün yeniden değişiyor. Bu nedenle “şimdilik” demiştik. Meğer o kelimeyi biraz daha kalın yazmak gerekiyormuş. Çünkü Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi’nde siyasi aritmetik artık sabit bir fotoğraf olmaktan çıktı. Adeta hareketli bir görüntü. Bir sandalye boşalıyor, bir sandalye doluyor. Bir grup küçülüyor, bir başka grup büyüyor. Ve bütün bunlar, aynı siyasi çatı altında seçilmiş insanların bugün farklı siyasi kimliklerle aynı salonda buluşacağı yeni bir dönemin kapısını açıyor.
“Reşit, bir masa dört sandalye daha”
Daha önce bu köşede, meclisin oturma düzenine ilişkin de bir değerlendirme yapmıştık. Grupların sayısal ağırlığına göre yeni bir oturma düzeni hazırlanması halinde YENİ Parti grubunun AK Parti grubunun yanında yer almasının mümkün olabileceğini, CHP grubunun hemen yanında yer almasının ise siyasi açıdan çok daha farklı bir görüntü ortaya çıkaracağını yazmıştık. Çünkü yan yana oturan iki grubun üyeleri, kısa süre öncesine kadar aynı siyasi çatının altında bulunuyordu. Bugün ise aralarında yalnızca bir masa ya da birkaç sandalye değil, farklı siyasi tercihler bulunuyor. İşte şimdi iş biraz daha ilginç hale geldi. Süreç, adeta bir Sadri Alışık repliğine dayanmış durumda: “Reşit, şuraya bir masa, dört sandalye daha koy!” Üstüne bir de Turhan Taşan’dan “Aynı çatı altında aşkımız bir yalanmış” çalmaya başladı mı… Siyasi aritmetik tamam, sahne düzeni tamam, müzik de tamam. Geriye yalnızca perdeyi açmak kalıyor.
Grup toplantıları nerede yapılacak?
Şimdi gelelim işin merak edilen tarafına. CHP Muğla İl Başkanı Halil Karahan, doğal grup başkanı sıfatıyla belediye başkanlarına ve meclis üyelerine grup toplantısı çağrısı yaparsa ne olacak? Grup toplantısı il binasında mı, büyükşehirde mi yapılacak? Ya da yapılmayacak mı? Karahan’ın çağrısına rağmen CHP grup toplantısına katılmayan belediye başkanları ve meclis üyeleri hakkında işlem yapılacak mı? Ya YENİ Parti? Doğal grup başkanı olarak İl Başkanı Nail Kızıl, YENİ Parti grubunu nerede toplayacak? Peki ya komisyonlar, oradaki dağılımlar nasıl olacak?
Bu meclis gerçekten kaçmaz
“Aynı siyasi gelenekten gelen insanların artık farklı siyasi kimliklerle aynı meclis salonunda yer alacağı” tespitinden hareketle daha önce söylemiştik: “Bu meclis kaçmaz”… Şimdi o cümlenin arkasında daha fazla durmak gerekiyor. Çünkü 13 Ağustos Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısı yalnızca bir meclis toplantısı olmayacak. Muğla siyasetindeki yeni dönemin ilk fotoğraflarından biri çekilecek. Kim, kimin yanında oturacak? Yeni siyasi grupların oturma düzeni nasıl olacak? Eski yol arkadaşları aynı salonda birbirlerine ne diyecek? Oylamalarda yeni siyasi dengeler nasıl şekillenecek? Bunların hepsi, önümüzdeki dönemin siyasal fotoğrafını anlamak açısından önemli. Bu nedenle meclis toplantısına katılacağız. Tarihe tanıklık etmek adına… Çünkü bazı meclis toplantıları yalnızca gündem maddelerinden ibaret değildir. Bazıları siyasi tarihin dipnotlarına dönüşür.
Bizim de mesleki sınırımız var
Yazıyı bir başka notla bitirelim. Büyükşehir Belediye Meclisi toplantıları dışında, Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek toplantıların hiçbirine katılmıyoruz. Bugün düzenlenecek olan ve adına “2,5 Yıllık İcraat Sunumu” denilen toplantı da bunun dışında değil. Katılmayacağız. Bunun kişisel bir kırgınlığın ötesinde, mesleki bir sınır çizmek olduğunu özellikle belirtmek isteriz. Gazetecilik, belediyenin düzenlediği toplantılara katılmak ya da katılmamak üzerinden ölçülecek bir meslek değildir. Meclis toplantısına gideriz. Çünkü orada toplum adına alınan kararları takip etmek gazeteciliğin gereğidir. Yukarıda ifade ettik, bir kez daha yineleyelim; Bu meclis kaçmaz!…

Haberi Paylaş