Muğla Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Dr. Osman Gürün’ün CHP’den istifa ettiğini açıkladı. Gürün yaptığı değerlendirmede, CHP’de yaşanan “mutlak butlan” sürecini eleştirerek, Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti’ye katılacağını duyurdu. CHP’den ayrılma kararını üzülerek aldığını belirten Gürün, Türkiye’nin önemli bir siyasi dönemeçten geçtiğini ifade etti. Yeni bir siyasi oluşumun gerekli olduğunu savunan Gürün, bu sürecin yalnızca bir parti meselesi olmadığını, tüm Türkiye’yi ilgilendirdiğini söyledi. Yeni Parti’nin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Gürün, “Hepimiz elimizden geldiğince Yeni Parti’yi desteklememiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Bu ifadeleri kim, nasıl anlamlandırır bilmiyoruz. Bize göre bu ayrılık, yerel siyaset açısından bir dönemin kapanışını, yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor. Çünkü söz konusu olan, herhangi bir siyasetçi değil (!) 25 yıl boyunca Muğla’nın belediye başkanlığını yapmış, kentin yakın siyasi tarihine damga vurmuş bir isim. Seversiniz sevmezsiniz, beğenirsiniz beğenmezsiniz; mevzuata dayalı yönetimi, parti disiplini ve kurumsal aidiyetiyle tanınan Gürün, aynı zamanda CHP içinde önemli bir isim olarak kabul edildi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı döneminde yalnızca belediye başkanlığı yapan bir yerel yönetici olmanın ötesinde yerel yönetime yönelik parti politikalarının oluşumunda ve aday belirleme süreçlerinde etkili olan aktörlerden biri oldu.
Tam da bu nedenle CHP’de yaşanan son kırılmaların ardından kamuoyunda oluşan genel beklenti farklıydı. Kurultay tartışmaları, yargı kararları ve parti içindeki saflaşmalar sonrasında birçok kişi, Osman Gürün’ün siyasi tercihini Kemal Kılıçdaroğlu ile aynı doğrultuda şekillendireceğini düşünüyordu. Bu beklenti, yalnızca kişisel yakınlığa değil, yıllar içinde oluşan ortak siyasi hafızaya dayanıyordu.
Ancak beklenen olmadı. Beklentilerin aksine Osman Gürün, CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye destek vereceğini açıkladı. Böylece kamuoyunun önemli bir bölümünün öngördüğü senaryonun dışında bir tercih yaptı. Açıklamayla Özcan Özgür’ün deyimiyle; “Çarşı karıştı”. Gürün’ün kararı ve açıklamalarına yönelik elbette farklı eleştiriler ve değerlendirmeler yapılacaktır. Ancak bugün görünen tablo, Gürün’ün yaşanan süreci yalnızca liderler arasındaki bir mücadele olarak okumadığıdır. Buna karşılık, CHP’de yaşanan yapısal dönüşümü esas alan bir siyasi değerlendirme sonucunda bu tercihi yaptığı izlenimi oluşmaktadır. Elbette zaman bu düşünceyi güçlendirebildiği gibi farklı bir yöne de taşıyabilir. Tecrübeyle sabittir, siyasette beş dakikada her şey değişebilir.
Bu ayrılışta bir diğer önemli nokta Gürün’e yakın isimler; eski Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, eski CHP İl Başkanı Hüseyin Erol ve parti büyüğü Erol Kutlay’ın da CHP’den ayrılmış olmasıdır. Bu tablo, tekil istifaların ötesinde, birlikte hareket eden bir siyasi grubun yön değişikliğine işaret etmektedir. Uzun yıllar birlikte çalışan ekiplerin aynı yönde, aynı günde karar alması, yeni siyasi oluşumların örgütlenme kapasitesi açısından dikkate değer bir göstergedir. Bu nedenle Muğla’da yaşanan gelişmeleri sosyal demokrat siyasette yaşanan yeniden yapılanma süreci içerisinde değerlendirmek gerekir.
Muğla, yalnızca CHP’nin güçlü olduğu bir coğrafya değil, aynı zamanda parti içi dengelerin, yerel yönetim deneyiminin ve örgütsel hafızanın en belirgin biçimde hissedildiği illerden biridir. Böyle bir kentte, çeyrek asırlık bir belediye başkanının partisinden ayrılması, doğal olarak yalnızca bir üyelik işlemi olarak görülemez. Burada sorulması gereken soru şudur: Bu istifa, bireysel bir siyasi tercih olarak mı kalacak, yoksa yeni partinin Muğla’daki örgütlenmesine yön verecek bir başlangıç mı olacak? Bilindiği gibi siyaset; geçmişin alışkanlıklarından çok geleceğin hesaplarıyla da şekillenen bir müessesedir. Bugün atılan bazı adımların gerçek anlamı, ancak zaman içinde ortaya çıkacaktır. Bu nedenle, bu sorunun yanıtını bugünden vermek mümkün değildir. Ancak bugünden görülebilen, Osman Gürün’ün aldığı bu kararın, bireysel bir parti değişikliğinin ötesinde siyasi açıdan farklı yorumlara açık bir gelişme olduğudur.




