Siyasette bazı gelişmeler sadece bir partiyi değil an gelir bir kentin siyasi hafızasını da değiştirir. Muğla’da yaşanan son gelişme de bunlardan biri oldu. 28. Dönem Muğla milletvekilleri Gizem Özcan, Süreyya Öneş Derici ve Cumhur Uzun’un CHP’den istifa etmesiyle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi, uzun yılların ardından Muğla’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsilcisiz kaldı. Bu gelişme, yalnızca bugünün siyasi tablosunu değil, yarım asrın üzerinde bir siyasi geleneği de yeniden tartışmaya açtı.
Muğla’da yakın tarihte CHP’nin parlamentodaki temsil geçmişi, 27 Mayıs askerî müdahalesinin ardından 25 Ekim 1961’de başlayan 12. TBMM Dönemi’nden bugüne kadar kesintisiz biçimde sürdü. 21. Dönem DSP’nin Muğla’da üç milletvekili çıkardığı seçimde CHP’nin barajın altında kalması dışında aradan geçen onlarca yıl boyunca seçim sonuçları değişti, iktidarlar değişti, milletvekilleri değişti; ancak Muğla’da CHP’nin ya da onun temsil ettiği sosyal demokrat çizginin Meclis’te mutlaka bir karşılığı oldu.
Elbette bu süreçte Türkiye, 12 Eylül 1980 askeri darbesini yaşadı. Darbenin ardından CHP kapatıldı. Ancak CHP’nin yokluğunda sosyal demokrat siyaset tamamen ortadan kalkmadı. Önce Halkçı Parti (HP), ardından Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP), CHP’nin temsil ettiği siyasi damarın önemli ölçüde devamını sağladı. CHP’nin 1992 yılında yeniden açılması ve ardından SHP ile birleşmesiyle birlikte sosyal demokrat temsil Muğla’da yeniden CHP çatısı altında devam etti. Bu nedenle bugün CHP’de ve örgütlü yapısında yaşanan bu gelişme, yalnızca üç milletvekilinin partiden ayrılması olarak değerlendirilemez. Bu gelişme, 1996-1999 yılları arası hariç yaklaşık 62 yıllık bir siyasi temsil geleneğinin kesintiye uğraması açısından da ayrı bir önem taşıyor. Asıl dikkat çekici olan, Muğla’da yıllardır devam eden parlamentodaki CHP temsilinin sona ermiş olmasıdır.
Muğla, Türkiye’de sosyal demokrat siyasetin en güçlü kalelerinden biri olarak anıldı. Yerel seçimlerden genel seçimlere kadar birçok dönemde bu kimliğini korudu. Kentin siyasal kültürü, yalnızca seçim sonuçlarıyla değil; belediyeleri, örgütlenme yapısı ve seçmen profiliyle de bu geleneğin önemli merkezlerinden biri oldu.
Bugün ise ortaya çıkan tablo, yalnızca CHP açısından değil, Muğla siyasetinin geleceği açısından da yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Bu değişimin kalıcı mı yoksa geçici mi olacağını ise önümüzdeki süreç belirleyecek. Ancak şu gerçek şimdiden siyasi tarihteki yerini aldı: Yaklaşık 62 yıl boyunca Muğla’yı TBMM’de temsil eden CHP, ilk kez kentte milletvekilsiz kaldı. Kuşkusuz, CHP’den ayrılan milletvekillerinin YENİ Parti çatısı altında siyasetlerini sürdürmeleri nedeniyle, “siyasal gelenek devam ediyor” diyenler olacaktır. Bu değerlendirme siyasal açıdan yapılabilir. Ancak kurumsal tarih açısından değişmeyen gerçek şudur: Yaklaşık 62 yılın ardından CHP, Muğla’da ilk kez TBMM’de milletvekiliyle temsil edilmiyor.
Toparlayalım. Siyasette rakamlar değişebilir, partiler bölünebilir, yeni oluşumlar kurulabilir. Ancak bazı gelişmeler yalnızca bugünün haberi değil, yarının siyasi tarihinin de notlarıdır. Biz gazetecilere düşen ise, o tarihe tanıklık etmek ve yaşananları kayda geçirmektir.




