CHP’de siyasi trafik hız kesmiyor. Her geçen gün yeni bir gelişme yaşanıyor, sabah yapılan değerlendirmeler akşama doğru değişmek zorunda kalıyor.
CHP’de mutlak butlan kararının ardından yeni parti tartışmaları gündemin ilk sırasında yer almaya devam ediyor. Bu süreçte yaşanan en önemli gelişmelerden biri ise İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifası oldu.
CHP’den istifa etme nedeninin Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan ile partinin başına atanması ve aldığı ihraç ile atama kararları olduğunu belirten Cemil Tugay, yeni partide olacağını açıkladı. Bu istifayla birlikte İzmir Büyükşehir Belediyesi, 22 yıl sonra bağımsız bir belediye başkanı tarafından yönetilmeye başladı.
Genç kuşaklar belki hatırlamaz…
İzmir’de sosyal demokrat belediyeciliğin temelleri, 26 Mart 1989 yerel seçimlerinde SHP adayı olarak seçilen Yüksel Çakmur’la atıldı. CHP’nin kapalı olduğu dönemde SHP, sosyal demokrat geleneğin siyasal temsilcisiydi. Sonraki yıllarda yönetim, Yüksel Çakmur ile Burhan Özfatura arasında el değiştirdi. CHP’nin İzmir’deki kesintisiz yönetimi ise 2003 yılında başladı. 1999 seçimlerini DSP adayı olarak kazanan Ahmet Piriştina’nın 2003 yılında CHP’ye katılmasıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP yönetimine geçmiş oldu. Piriştina, 28 Mart 2004 seçimlerinde bu kez CHP adayı olarak yeniden seçildi.
Piriştina ile başlayan süreç; Aziz Kocaoğlu, Tunç Soyer ve Cemil Tugay dönemleriyle bugüne kadar devam etti. Böylece İzmir’de CHP’nin kesintisiz yerel iktidarı 22 yılı, sosyal demokrat belediyecilik geleneği ise 37 yılı buldu.
Mutlak butlan kararının ardından gündeme gelen yeni parti tartışmalarında Özgür Özel ve kurmaylarının belediye başkanlarının CHP’de kalmasını tercih ettikleri, ancak yeni oluşuma geçmek isteyen isimlere baskı yapılmayacağı yönünde bir yaklaşım benimsedikleri konuşuluyor. Parti yönetiminin, olası geçişlerin tabanda oluşacak talep ve yerel yönetimlerin siyasal ağırlığıyla şekilleneceğini düşündüğü değerlendiriliyor. Bu strateji doğru görülebilir. Ancak önümüzdeki günlerde bireysel istifaların yaşanması da sürpriz olmayacaktır.
Cemil Tugay’ın istifasının ardından Muğla’da da aynı soru yüksek sesle sorulmaya başlandı: “Muğla’da da benzer bir süreç yaşanır mı?”…
Bugünkü Menteşe ilçesini kapsayan eski Muğla Belediyesi, Türkiye’nin en köklü sosyal demokrat belediyecilik geleneklerinden birine sahip. 1973 yılında Erman Şahin’in belediye başkanı seçilmesiyle başlayan CHP yönetimi, 1980 darbesi nedeniyle yaşanan dört yıllık kesinti dışında yaklaşık yarım asırlık bir yerel iktidar oluşturdu. Bilindiği gibi 2014 yılında büyükşehir statüsüne geçilmesiyle birlikte Muğla Belediyesi’nin kurumsal yapısı, siyasal birikimi ve sosyal demokrat belediyecilik geleneği yoluna Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak devam etti. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Özgür Özel ile hareket eden belediye başkanlarından birisi. Bu nedenle kamuoyunda doğal olarak şu soru tartışılıyor: “Ahmet Aras CHP’den ayrılır mı, ayrılırsa Muğla’da yaklaşık 50 yıllık sosyal demokrat belediyecilik geleneği, İzmir’de olduğu gibi bir süreliğine bağımsız bir yönetim dönemine girer mi?”…
Siyasi kulislerde 85-90 milletvekili ile 65 il başkanının yeni oluşuma katılabileceği yönündeki iddialar konuşuluyor. Böyle bir tabloda Ahmet Aras’ın da benzer bir tercih yapabileceği ihtimali göz ardı edilmiyor. Böyle bir karar yalnızca bireysel bir tercih değil örgütsel bir stratejinin parçası olarak da değerlendiriliyor. Belki de süreç, genel siyasi tabloya göre şekillenecek; bazı isimler bir süre bağımsız kalacak, ardından yeni oluşumun kurucu aktörleri arasında yer alacak.
Muğla kamuoyunun beklentisi ise; il ve ilçe örgütlerinin, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve belediye meclis üyelerinin ortak bir örgüt disiplini içerisinde hareket etmeleri yönünde. Eğer Muğla’da böyle bir geçiş yaşanacaksa, bunun birkaç isimle sınırlı kalmayacağı (!) geniş katılımlı, örgütlü ve planlı bir süreç olarak gerçekleşeceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Kim bilir…
Belki de Muğla örgütü çoktan bir ‘B Planı’ hazırlamış, olası yeni oluşum için bütün hazırlıklarını tamamlamıştır…
Kim bilir…




