Özgür Özel Mührünü Muğla’ya Bıraktı (Muğla Örgütüne Düşen Sorumluluk)

8

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkezini terk ederken mührünü kime bıraktı?Muğla’ya… Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici’ye…
Peki bunun bir anlamı var mı? 81 il arasında neden Muğla tercih edildi?
Bu soruların cevabını, Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici’nin mührü teslim aldığı gün yaptığı paylaşımda görmek mümkün. Derici, paylaşımına, “Mühür bize emanet, mühür Muğla’ya emanet, mühür millete emanet Sayın Genel Başkanım. Tekrar gelinceye kadar.” sözleriyle başladı. Devamında ise Özgür Özel’in kendisine söylediği şu ifadeleri aktardı: “Sayın Genel Başkan dedi ki: ‘Bugüne kadar kullandığım Genel Başkan Özgür Özel mührüm sizde dursun, tekrar gelinceye kadar.”
Bu emanetin kime verildiği de dikkat çekicidir.
Süreyya Öneş Derici, yalnızca Türkiye Büyük Millet Meclisi Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu ile NATO Parlamenter Asamblesi üyeliği görevlerini yürütmüyor. Aynı zamanda CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi İçişleri Politika Kurulu’nda görev alıyor ve parti yönetiminin önemli çalışma alanlarında aktif sorumluluk üstleniyor.
Bu yönüyle bakıldığında, Özgür Özel’in mührünü Derici’ye emanet etmesi yalnızca kişisel bir güven ilişkisi olarak değerlendirilemez. Bu tercih, parti içinde üstlenilen sorumlulukların yanı sıra Muğla örgütüne duyulan güvenin de güçlü bir sembolüdür. Kısacası o gün emanet edilen yalnızca bir mühür değildi. Mühür, Muğla’ya emanetti.
Peki siyasette mühür yalnızca bir kaşe midir? Elbette değildir.
Mühür; yetkinin, kurumsal hafızanın, güvenin ve temsil sorumluluğunun sembolüdür. Hele ki söz konusu olan bir genel başkanın mührü ise, bu emanet çok daha derin bir anlam taşır. Bu nedenle mührün Muğla’ya teslim edilmiş olması, sadece bir milletvekiline bırakılmış kişisel bir emanet olarak okunamaz. Bu tercih aynı zamanda Muğla örgütünün demokrasi mücadelesindeki duruşuna duyulan güvenin ve geleceğe ilişkin beklentinin de simgesel bir ifadesidir.
Böylesine güçlü bir sembolik emanet, Muğla örgütünün omuzlarına önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Bugün Muğla örgütünün söyleyeceği her söz, atacağı her adım ve ortaya koyacağı her siyasi tavır; yalnızca yerel siyasetin ötesinde bu emanetin ruhuna uygun olup olmadığı bakımından da değerlendirilecektir.
Çünkü emanetin hakkını vermek; kişisel hesapların, kariyer planlamalarının, hizip mücadelelerinin ve günübirlik siyasi tartışmaların ötesine geçmeyi gerektirir. Mühür; ayrışmanın değil birliğin, kişisel ikballerin değil ortak aklın ve partinin kurumsal onurunun simgesidir.
Elbette Muğla örgütünün büyük çoğunluğu mutlak butlan sürecinin ilk gününden itibaren tavrını Sayın Özgür Özel’den yana koymuş ve siyasi yol haritasını bu irade doğrultusunda belirlemiştir. Ancak bugün Muğla artık yalnızca kendi iç dinamikleriyle değerlendirilen bir il değildir. Kendisine emanet edilen bu sembol nedeniyle daha dikkatle izlenen, daha fazla sorumluluk taşıyan ve attığı her adımın daha büyük anlam kazandığı bir konumdadır. Çünkü Özgür Özel’in Muğla’ya emanet ettiği mühür; yeniden kuruluş mücadelesine duyulan güvenin bir nişanesi, demokrasi iradesinin sembolü ve Muğla’nın kurucu iradesine verilen değerin somut göstergesidir.
Tam da bu nedenle Muğla örgütü; birlik duygusunu korumalı, dayanışmayı güçlendirmeli, örgüt disiplinine sahip çıkmalı ve demokrasi mücadelesindeki kararlı duruşunu sürdürmelidir. Örgüt içinde yaşanan hizip tartışmaları, kişisel hesaplaşmalar ve güç mücadeleleri bu emanetin taşıdığı manevi anlamı gölgelememelidir. Çünkü emanet, ayrışmayı değil ortak sorumluluğu, kişisel rekabeti değil örgütsel bütünlüğü temsil eder.
Bu yazı herhangi bir kişiyi ya da grubu hedef alan bir eleştiri yazısı değildir. Bu yazı; Muğla’ya emanet edilen mührün taşıdığı anlamın unutulmaması gerektiğini, bu güvenin beraberinde getirdiği sorumluluğun her zaman hatırlanması gerektiğini vurgulayan bir hatırlatma yazısıdır.

Haberi Paylaş