Muğla, yangın güvenliği ile turizm gerçeği arasına sıkıştı  

5

Muğla’da turizm sezonu yaklaşırken yangın güvenliği denetimleriyle ilgili ortaya çıkan tablo, yalnızca güvenlik açısından değil, turizm ekonomisi bakımından da dikkatle değerlendirilmesi gereken bir sürece işaret ediyor. Kartalkaya faciasının ardından hızlanan denetimler elbette gerekli ve hayati önem taşıyor. Ancak açıklanan rakamlar, sektör açısından ciddi bir konaklama daralması riskini de gündeme taşıyor.
Muğla Büyükşehir Belediyesi verilerine göre il genelinde bin 583 konaklama tesisi ve restoran işletmesi itfaiyeye başvuruda bulundu. Şu ana kadar bin 213 işletmede denetim gerçekleştirildi ve 473 tesise uygunluk raporu verildi. Geriye kalan çok sayıda işletmenin ise eksiklerini tamamlama ya da denetim sürecini bekleme aşamasında olduğu anlaşılıyor.
Turizm sezonunun en yoğun dönemine girilirken ortaya çıkan bu tablo, özellikle sahil ilçelerinde konaklama kapasitesini doğrudan etkileyebilir. Çünkü uygunluk raporu alamayan işletmelerin faaliyetlerini sürdürmesi hukuki ve idari açıdan mümkün görünmüyor. Eksiklerini tamamlayamayan tesislerin sezona geç açılması ya da hiç açılamaması ihtimali, hem turizm gelirlerini hem de sektörde çalışan binlerce kişiyi etkileyebilir.
Oysa süreç yalnızca denetimlerden ibaret değildi. Muğla’daki turizm sektörü temsilcileri, özellikle yöresel mimaride yoğun olarak kullanılan ahşap dekorasyon ve yapı elemanları konusunda çözüm üretmek için harekete geçmişti. Bölgedeki birçok butik otel, ahşap tavanlar, kaplamalar ve dekoratif unsurlar nedeniyle yönetmelik açısından riskli görülüyordu.
Bu süreçte Muğla Ticaret ve Sanayi Odası ile sektör temsilcileri tarafından “yanmaz boya ve vernik” çözümü gündeme getirildi. Yapılan laboratuvar testlerinde, ahşap yüzeylere uygulanan özel intümesan boya ve verniklerin yangına dayanıklılık sağladığı açıklandı. Böylece hem yangın güvenliği standartlarının korunması hem de Muğla’nın kendine özgü mimari dokusunun yaşatılması hedeflenmişti. İl genelinde Nail Çakırhan mimarisiyle inşa edilen tesislerin bu yöntem sayesinde faaliyetlerini sürdürebileceği ifade edildi. Sektör temsilcileri, ahşap yapıların tamamen kaldırılması yerine bilimsel çözümlerle korunmasının hem turizm kimliği hem de ekonomik sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunu vurgulamıştı. Yanmaz boya ve vernik uygulamaları mevzuat açısından kabul edildi mi? Bu çözümü uygulayan tesisler uygunluk raporu alabildi mi? Geleneksel mimariye sahip işletmeler için ortak bir standart oluşturuldu mu? Bilinmiyor. Bilinen Muğla turizmi açısından meselenin artık yalnızca denetimin ötesinde güvenlik ile turizm gerçekleri arasında dengeli bir çözüm üretme meselesi haline geldiği. Yangın Yönetmeliğine yönelik güvenlik belgesi için son tarih 31 Mayıs. Bu tarih uzatılır mı? Bu süreçte merkezi idarenin, yerel yönetimlerin yeni  bir yol haritası oluşturması gerekiyor. Aksi halde denetimlerin amacı güvenliği artırmak olsa da, plansız ilerleyen süreç turizm kentlerinde ciddi konaklama daralmasına ve ekonomik kayıplara neden olabilir. Turizmde ön sezonu bitirdik, ana sezona girdik. Görünen o ki Muğla yangın güvenliği ile turizm gerçeği arasına sıkışmış durumda.

Haberi Paylaş